DOLAR
47,7577
EURO
55,1816
ALTIN
6.769,50
BIST
13.944,56
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kütahya
Az Bulutlu
32°C
Kütahya
32°C
Az Bulutlu
Perşembe Parçalı Bulutlu
29°C
Cuma Az Bulutlu
25°C
Cumartesi Hafif Yağmurlu
26°C
Pazar Yağmurlu
26°C

Zaferler Hep Bizim Olacak

28.08.2024 11:10
317
A+
A-

Bu yazımızda bürokrasi, STK, sanat, spor, siyaset, kulis, miş, muş yok! Bu yazımızda zafer var. Zafer, zafer benimdir diyebilenindir diyen Gazi’nin sözünden hareketle güzel bir 30 Ağustos yazısı var. Umarım beğenerek okursunuz.

Doğup büyüdüğümüz bu topraklar, bundan tam 102 yıl önce bütün dünyanın şahitliğinde büyük bir kurtuluş mücadelesine sahne olmuş. Gururla söylüyoruz, Kütahya kadim bir şehir ve 7000 yılı aşkın bir tarihi var diye. Dile kolay Kurtuluş Savaşı’nda bu topraklarda tam 137 bin vatan evladı kahramanca son nefesini verirken, o bayrak aşağıya düşmesin diye vücut yere düşmüş ama o bayrağı tutan kol hep yukarıda kalmayı başarmış.

Kolay söyleniyor: Bu vatan kolay kazanılmadı diye. Elbette kolay bir şekilde kaybedilmeyecek. Henüz 15 yaşında askere giden kınalı kuzular, babasını Yemen’de ve eşini de Çanakkale’de şehit verdikten sonra Gazi’nin önüne kesip: “Bu vatan için görev istiyorum Paşam” diyen cesur Türk Kadınları ve daha niceleri. Türk Milleti’nin kahramanları bitmez diyoruz. İzmir’de düşmana ilk kurşunu sıkan Hasan Tahsin, kadın olduğu belli olmasın diye saçlarını kazıtarak cepheye koşan Halime Çavuş, dokuz aylık bebeği ile cepheye silah taşırken donarak şehit olan Şerife Bacı, Dumlupınar denizaltısında vatan için şehit olan 81 kahramanımızın yaktıkları son sigaraları ve son olarak yakın tarihte 15 Temmuz kahramanlarından Ömer Halisdemir, canı pahasına güvenlik güçlerine yol gösteren Eren Bülbül, depremde öğrencilerin yardımına koşan Hanife öğretmen gibi bu kahramanların yaptığı kahramanlıklar saymakla bitmiyor.

Başka ülkelerde yaşanan savaşlar, yerleşik demokrasinin bir süre durdurulmasına veya olağanüstü tedbirlerle kısıntıya uğramasına yol açarken, biz de durum tam tersi olmuş. Kurtuluş Savaşımız, bizim aynı zamanda demokrasiye girişimiz olmuş ve savaşa da halk kitlelerinden kuvvet alan demokratik bir hareket olarak başlanmış.

Mondros Ateşkes Antlaşması’nda itilaf devletleri askerden, güçten, iletişimden yoksun bir toplum oluşturmak, mücadelemizin önüne geçmek istiyorlardı. Sonradan imzalanan Sevr Antlaşması ile de bu toprakları tamamen bölünmüş, bitmiş olduğunu bizlere kabul ettirmek istiyorlardı. Ama hiç de düşündükleri gibi olmadı. Özgürlüğünü, toprağını, namusunu canından, malından ve kanından üstün gören Anadolu halkı buna asla izin vermeyecekti, vermedi. Bütün vatanseverler ülkenin dört bir yanında uyandırma bilinçlendirme çalışmalarına başladı. Başta Gazi Mustafa Kemal olmak olmak üzere, bu yola baş koyan insanlar çekinmeden çeşitli kongreler topladılar, genelgeler yayınladılar ve türlü seferberlikler başlattılar.

Düşmanların yıllarca entrikalarla ele geçirmeye çalıştığı bu toprakların asıl sahipleri olan atalarımız, 30 Ağustos 1922’de bu topraklar bizimdir diye tüm dünyaya haykırdılar. Yaşadığı toprakları kutsal sayan her insanımız da bunun bilincindeydi. Canından, malından, evladından olma pahasına büyük mücadeleler gösterdi. Bu büyük mücadelenin meyvesi de büyük bir zaferle 30 Ağustos 1922 tarihinde alınmış oldu.

Türk milletinin ulusal onurunu, bağımsızlığını ve özgürlüğünü koruma iradesini yansıtan bu büyük mücadele milletimizin tüm farklılıklara rağmen, ortak hedefler etrafında nasıl birleşebildiğini ve milli birlik ruhunu pekiştirdiği bir gün olarak tarihe not düştü. Kütahyamızın da düşman işgalinden kurtuluşu olan bu tarihi zafer, Türk milletinin tüm güçlükleri aşabilecek güce sahip olduğunu dünyaya bir kez daha gösterdi. 30 Ağustos Zafer Bayramı ve Kütahyamızın düşman işgalinden kurtuluşunun 102.yıldönümünde başta Büyük Komutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm kahramanlarımızı saygı, minnet ve rahmetle anıyoruz.

Bugün çocuklarınıza ne armağan etmek istersiniz diye sorsalar, eminim hepimiz VATAN deriz. İşte bizim atalaramız bize böylesine güzel bir vatan hediye etmişler. 30 Ağustos Zafer Bayramı ve Kütahyamızın düşman işgalinden kurtuluşunun yıldönümü kutlu olsun.

SEVDİĞİM SÖZLER

Ne mutlu Türküm diyene!

Yazarın Diğer Yazıları
REKLAM ALANI
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.