DOLAR
47,7396
EURO
55,1327
ALTIN
6.723,11
BIST
13.704,52
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kütahya
Parçalı Bulutlu
32°C
Kütahya
32°C
Parçalı Bulutlu
Çarşamba Az Bulutlu
32°C
Perşembe Az Bulutlu
29°C
Cuma Az Bulutlu
26°C
Cumartesi Hafif Yağmurlu
27°C

Buharın Arasında Yeşeren Umut: Simav

02.02.2026 10:11
287
A+
A-

Geçen hafta, araya iki günü sıkıştırıp Kütahya’nın güzel ilçesi Simav’a düştü yolumuz.

Daha ilçeye yaklaşırken insan fark ediyor…

Kışın ortasında, dağların arasından yükselen buhar, yeşilin inadına direnişi ve toprağın altından gelen sıcaklık… Simav, daha ilk anda “ben farklıyım” diyor.

Denizi yok ama yeşili var.

Soğuğu var ama içten içe yanan bir sıcaklığı da…

Eşim ve çocuklarla birlikte Eynal’daki odamıza yerleştik. Günün yorgunluğunu biraz dinlenerek attık. Jeotermalin verdiği o tuhaf his… Hem gevşetiyor insanı hem düşündürüyor. Ilık Ege iklimiyle birleşince Simav, sanki mevsimleri karıştırmış gibi; insan bir an yazdaymış hissine kapılıyor.

Ertesi gün sabahı, Simav Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı Şevket Başkan’ın kongresindeydik. Kongre dediğin sadece bir seçim değildir bazen, bir vefa meselesidir. Şevket Başkan da tam bunu yaptı. 25, 30, 40 yılını mesleğe verenlere plaket sundu. Ama en çok da gazetecilere verdiği değer dikkatimi çekti. Toplumun gözü kulağı olan basın emekçilerine gösterilen bu hassasiyet, az rastlanan bir duruş.

Kongrenin sonunda, Simav’da çok kıymet verdiğim gazeteci üstadım Mustafa Arıgümüş’e basın emekçisi olarak plaket takdim edilmesi beni ayrıca mutlu etti. Bir meslektaşın böyle onurlandırılması, insanın yüreğine dokunuyor.

Kongre sonrası Şevket Başkan’ı tebrik ettik ve Simav Belediye Başkanı Kübra Tekel Aktulun ile Kültür Sarayı’ndaki özel odasında bir araya geldik. Kübra Başkan’ı dinamik, heyecanlı ve işine inanan biri olarak gördüm.

Sohbet sürerken siyasi parti ilçe başkanları, Pazarlar Belediye Başkanı Bilal Demirci ve ilçenin öne çıkan isimleri de odaya girdi.

Şöyle bir baktım…

Farklı görüşler, farklı düşünceler ama konu Simav olunca herkes aynı masada. İlçenin menfaati söz konusu olduğunda ortak noktada buluşabilen bu tablo, sadece Simav’a değil, tüm ilimize örnek olmalı.

Sonrasında, Simav’a spora ve istihdama büyük katkılar sunan Halil Gelmez Başkan’ın yanına geçtik. Tekstil sektöründe yüzlerce kişiye iş kapısı açmış, özellikle kadın istihdamında önemli adımlar atmış bir isim. Üretim yaptığı yer Simav, ürünlerin gittiği yer Türkiye’nin ulusal markaları…

Memleketini terk etmeden büyük işler başaran insanları görünce insan gurur duyuyor.

Ardından Simav Ticaret Odası Başkanı Şeref Kazcıoğlu’nu ziyaret ettik. Yoğunluk nedeniyle biraz gecikmeli başladık sohbete ama konu derindi: istihdam, ticaret, sanayi ve en çok da eğitim…

Gençlere daha fazla destek vermenin önemini konuştuk. Şeref Usta, yazdığı kitabını imzalayıp içine öyle kıymetli cümleler yazdı ki, insanın saklayası geliyor.

Sohbet sırasında Kütahya’nın meşhur “tatlı ilçe-belde rekabeti”ne de istemeden değindik. Meğer Şeref Usta’nın damadı Kuşuluymuş… Büyük lafların her zaman temkinli edilmesi gerektiğini bir kez daha hatırlattı bize.

Kapalı mekânlardan çıkıp artık açık havaya geçme zamanıydı.

İlk durağımız Aydın Uzun’un sahibi olduğu Aydın Grow sera işletmesi oldu.

Ben sera deyince birkaç dönümlük kapalı alan bekliyordum. Ama gördüğüm tablo bambaşkaydı: devasa alanlar, kiralanmış araziler, sistemli bir üretim…

Yağmur ve kar sularını depolayıp sulamada kullanıyorlar. Avrupa’da örneklerini gördüğümüz sistemi Simav’da hayata geçirmişler.

Ve çiçekler…

Binlerce, on binlerce kasımpatı…

Mevsimi bile üretici belirliyor artık. Otomasyon sistemleriyle ışık, su, gübre ayarlanıyor. Hilal Hanım gibi işine hâkim bir ziraat mühendisiyle sürekli yeni arayışlar içindeler.

Aydın Uzun’un hayali büyük: bir gün çiçek mezatını Simav’da kurmak.

Domates hasadına da denk geldik. Jeotermal suyla beslenen sera domatesinin kokusu bile başka…

Topraktan gelen sıcaklık, ürüne de karakter katıyor.

Sonra Özyurtlar Home…

Burak Özyurt… Simav’ın geleceğini taşıyan gençlerden biri. 40 yıllık bir firmanın dördüncü kuşağı. Koyun yününden yapılan yorganlar, jeotermal suyla yıkanıyor; hem doğal hem sağlıklı.

Bu hikâye de ileride uzun uzun yazılmayı hak ediyor.

Simav’da gördüğüm ortak bir şey var:

Gençler çalışkan, enerjik ve sorumluluk sahibi. Erken yaşta yük almışlar, geleceğe dair umut veriyorlar.

Bu ziyaretlerin mimarı ise sevgili Mustafa Uşak’tı. Akşam da bizi Demirciköy’de nostaljik bir mekâna götürdü. Kuzine sobası, sıcak kestaneler, eski bir evin yeniden hayat bulmuş hali…

Sanki geçmişin sıcaklığı bugüne taşınmıştı.

Simav’ın notları çok…

Bir zamanlar kereste borsasıydı, bugün jeotermalin başkenti. OSB ile sanayi, şimdi de seracılık…

Doğru yöntemlerle Simav seracılıkta da çok daha ileri gidebilir.

Sorunları var mı? Var.

Ama çözüm için elini taşın altına koyan insanlar da var. Halil Gelmez’in öncülüğünde kurulan Simav Köyleri Yardımlaşma Derneği bunun en güzel örneklerinden biri.

Her şeyi devletten beklemek yerine, insanın kendi insanı için de bir şeyler yapması gerektiğini gösteriyorlar.

Eynal’da dikkatimi çeken bir başka detay ise Simav Belediyesi’nin yaptığı, 11 bin 250 metrekarelik apart otel inşaatıydı. Bittiğinde bölgenin en büyük termal tesislerinden biri olacak. Sağlık, spor ve kongre turizmine ciddi katkı sunmasını diliyorum.

Elbette bir eleştiri de var.

Ara sokaklar…

Simav’ın o arka yüzü biraz ihmal edilmiş gibi. Kübra Başkan’ın bu sokaklara da el atması gerektiğini düşünüyorum.

Ama genel tabloya baktığımda şunu net söylüyorum:

Simav, buharın arasından yeşeren bir umut gibi…

Doğru dokunuşlarla çok daha güzel hikâyeler yazacak.

Bunları da en kısa sürede sizlere anlatacağım

Kalın sağlıcakla…

SEVDİĞİM SÖZLER

Söz vermeyin, güven verin ki, söz vermenize gerek kalmasın!

Yazarın Diğer Yazıları
REKLAM ALANI
Yorumlar
  1. MUSTAFA ARIGÜMÜŞ dedi ki:

    teşekkürler dostum. Köşe yazında beni de onurlandırmışsın. 46.yıla girerken gerçekten mutlu oldum. Anladım ki, gazetecileri en iyi gazeteciler anlıyor. Hele hele bir de ‘yerel’ gazeteci olursa..