Kış mevsimi etkisini tam göstermese de soğuk havalı ve ayazın bol olduğu günler geçiriyoruz. Hangisini seversin diye sorsalar ben daha çok kış aylarını seviyorum. Yaz aylarındaki sıcağa çare bulunmadığını ama kışın sıkı giyindiğimizde soğuğa çare olacağını hep aklımdan geçirmişimdir. Soğuk alıp, sıcak gülümsemek güzeldir haliyle. Ama bir o kadar da zordur. Cesaret ister. İnsan hayatında inandığı şeyler uğruna muhteşem hatalar yapabilir. Hata yapanlar veyahut ta karşı tarafla aynı dilde konuşmadığının farkına varanlar susmayı tercih edebiliyorlar. Tabi buradaki belirsizlik onlara göre en büyük işkence. Tıpkı yanlış trene bindiğinizde koridordan ters tarafa yürüseniz de fayda getirmeyeceği gibi. Bizim memlekette bazen günahsızlar ödüyor, günahkârların cezasını. Kütahya olarak akıl ve zekâdan daha çok iyilik ve nezakete ihtiyacımız var. Bu şehir bizim. Bu şehrin sokaklarında biz dolaşıyoruz. Yerdeki çöpü de, çatıdaki kırık kiremidi de biz görüyoruz. Bugün yaşıyoruz ve yarın öldüğümüzde yine bu topraklara gömüleceğiz. ‘Yapraksız kaldın diye gövdeni kestirme, zira bu işin baharı da var” demiş Hz. Mevlana. Sabır, sabır, sabır… Zamanı gelince, bahar ayları gelir, çiçekler açar. Sabrettiğinde hakkını da, payını da, üzülmüş lüklerini de geri alırsın. Kütahya’ya hizmet noktasında bu duyguları yaşayanlara bol bol sabretmelerini temenni ediyorum.
GÜZELLİKLERİ DE GÖRÜYORUZ
Son zamanlarda Belediye Başkanı Eyüp Kahveci ve bazı zamanlarda da DPÜ Rektörü Süleyman Kızıltoprak ile ilgili eleştiren yazılar yazdım. Kahveci ve Kızıltoprak’ın sevenleri de var elbette. Onlar bu yazıları okuyunca bana şunu soruyorlar: “Bir şey istedin de, yapmadılar mı?” Hatta bu soruyu ilimizde önemli bir makamın sahibi bile sordu. Böyle bir beklentimin olmadığını bizzat söyledim. Güzel gelişmeler olduğunda da yazarız demiştim. İşte bunlardan biri, ODTÜ Enformatik Enstitüsü bünyesinde yer alan University Ranking by Academic Performance (URAP) Araştırma Laboratuvarınca açıklanan dünyanın en iyi 3000 üniversitesi sıralamasında Kütahya Dumlupınar Üniversitesi de yer almış. Dünya genelinde üniversite sıralamalarını yapan yetkili 10 kuruluştan biri olan ODTÜ URAP’ın dünya sıralaması listesi, “www.urapcenter.org” internet sitesinden kamuoyuna açıklandı. Kriterler ise makale, atıf, toplam bilimsel doküman, uluslararası işbirliği, toplam atıf etkisi ve toplam yayın etkisi oldu. Türkiye’den bu listede 120 üniversite yer alırken, ülkemizde Ocak 2024 verilerine göre 209 üniversite bulunuyor.((131’i devlet, 78’i de özel veya vakıf üniversitesi) 6 alandaki akademik üretkenlik göstergelerine göre Kütahya DPÜ, Türkiye’den listeye giren 120 üniversiteden birisi olmuş. Üniversitemizin söz konusu listedeki sırası ise 2528. Mutlaka merak ekmişsinizdir, dünyada kaç üniversite var diye. Tam 29 bin 347 üniversite var dünyada. Tebrik ediyoruz. Gelelim Eyüp Kahveci’ye. İşçi maaşları tam yatırılmaya başlanacakmış. Çalışan kardeşlerimiz adına gerçekten güzel gelişme. Başkan Kahveci, bu yıl çok yatırım yapmayacağını söyleyerek şeffaf olmuş. Bu açık sözlülük te güzel. Ama bana sorulan şu: Mecliste onaylanan kredilerden gelecek ve satılan arsalardan gelecek paralar nereye gidecek?
ÇIKARCI İNSANLAR
Sosyal medyada bir kısa video izledim. Çok hoşuma gitti ve sizlerle özellikle videodaki seslendirilen ifadeleri paylaşmak istiyorum: “Çıkarcı ve menfaatçi insanlara iyi bakın. Her gün masası değişir, her dönemde abisi değişir. Ve her dönemde kardeşi değişir, ortamı değişir. Namuslu insan ise çok farklıdır. Bir tek giysisi değişir. Onların ne yolu değişir, ne de yoldaşı! Ne kardeşi, ne de ortamı değişir. Çünkü namuslu insan, yapılan iyilikleri ve fedakârlıkları asla unutmaz” Şimdi bu nereden çıktı diyenler olabilir. Malum bugün Berat Kandili ve camilerde hocalarımız her zaman kandillerde bizlere vicdani bir muhasebe yapmamızı önerirler. Yapıyor muyuz? Herkesin cevabı kendine kalsın ama ne olursa olsun bu vicdani muhasebeyi yapmalıyız. Onun için bu kısa videodaki ifadeleri sizlere aktarmak istedim. Bu vesileyle herkesin Berat Kandilini kutluyorum.
BİZE BENZEYİPTE, BİZDEN OLMAYAN!
Güzel bulduğumuz kısa hikâyeleri sizlerle paylaşmaya devam ediyoruz. İşte ders veren güzel bir hikâye daha: Kurt, büyümekte olan yavrusuna hayatı öğretiyormuş. Bir tepeye çıkmışlar. Aşağıda yayılan koyun sürüsünü göstermiş ve anlatmış; “Bak yavrum şu gördüklerin koyundur. Etleri çok lezzetlidir. Yakalaması da kolaydır” Yavrukurt lafa girmiş ve çobanı göstererek, onun kim olduğunu ve ne yaptığını sormuş. Kurt, çobandan uzak durmasını, elindeki değneğin çok can yaktığını sıkı sıkı tembihlemiş. Bu sırada yavrukurdun dikkatini sürünün köpeği çekmiş ve sormuş babasına: “Şu bize benzeyen bir şey var orada, o ne yapıyor? “ Kurt, derin bir of çekmiş ve anlatmış: “Ah yavrum, bizi asıl perişan eden işte o, bize benzeyip de bizden olmayandır”
SEVDİĞİM SÖZLER
Şimdiye kadar hiç kimse, doğru yolda kaybolmamıştır!