DOLAR
47,7111
EURO
55,1881
ALTIN
6.660,55
BIST
13.779,39
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kütahya
Parçalı Bulutlu
31°C
Kütahya
31°C
Parçalı Bulutlu
Pazar Açık
29°C
Pazartesi Az Bulutlu
30°C
Salı Az Bulutlu
31°C
Çarşamba Az Bulutlu
31°C

Makamın Değil, Hatırın Gücü

24.06.2026 09:25
193
A+
A-

16 Ağustos 2023… Kütahya, sevdiği valilerden birini uğurluyordu. Zafer Meydanı’nda toplanan kalabalık, sadece bir devlet görevlisini değil, gönüllere dokunmuş bir ismi yeni görev yerine yolcu ediyordu. O gün Kütahya’dan Hakkari’ye uğurlanan Ali Çelik’in ardından söylenen sözlerin büyük kısmı samimiydi.

Aradan geçen yaklaşık üç yılın ardından Ali Çelik, bu kez Bakan Yardımcısı olarak Kütahya’ya geldi. Makamlar gelip geçicidir derler ancak makam değiştiğinde insanların size bakışı değişmiyorsa, işte orada durup düşünmek gerekir. Çünkü asıl mesele koltuk değil, o koltukta otururken insanların hayatına ne kadar dokunabildiğinizdir. Ziyareti esnasında çok dikkat ettim, kimseyi unutmamış. Herkese ismiyle hitap etti ve hal hatır sordu.

Ali Çelik’in Kütahya’daki görev süresi boyunca en çok önem verdiği konulardan biri gençlerdi. Özellikle Yeşilay çalışmalarına verdiği destek hafızalarda yer etti. Bugün açılışı yapılan Yeşilay Gençlik Merkezi’nin temelinde de o dönemin emeği ve katkısı bulunuyor. Bu nedenle açılışa davet edilmesi kadar doğal bir şey olamazdı. Törende kendisine verilen Yeşilay üstün hizmet madalyası da günün anlamına binaen en onurlu anlardan biri oldu.

İnsanlar ayrılığı sevmez. Ama yeniden kavuşmalar, geride bıraktığınız izlerin ne kadar güçlü olduğunu gösterir. Eğer insanlar yıllar sonra sizi aynı sıcaklıkla karşılıyorsa, bu makamın değil, hatırın gücüdür.

Valiyken sevilmek önemlidir. Ama bakan yardımcısı olduktan sonra da aynı sevgiyi görmek çok daha değerlidir. Çünkü o noktada insanlar artık görevinize değil, kişiliğinize, duruşunuza ve bıraktığınız hatıralara saygı gösterir. Hatırlanmak… Unutulmamak… Belki de bütün makamların üzerinde duran en büyük başarı budur.

Ali Çelik’in Bakan Yardımcılığı görevinde Kütahya’ya daha fazla katkı sağlayabileceğine inananların sayısı az değil. Ancak umut da tıpkı sevgi gibi emek ister. Güven ister. Süreklilik ister.

Yetkisiz yetkili olmak nasıl zorsa, yetkili olup dokunmamak da bir o kadar zordur. Çünkü makamlar fotoğraf vermek için değil, iz bırakmak için vardır. Dokunursanız hatırlanırsınız. Sorun çözer, kapı açar, insanların yükünü hafifletirseniz sevgi büyür.

Aksi halde geriye sadece kareler kalır. Elinizdeki yetkileri kullanamadıktan sonra fotoğraflar albümlerde yerinizi alır ama gönüllerdeki yerinizi koruyamazsınız. Ali Çelik bugün Kütahya’da sevgiyle karşılanıyorsa bunun sebebi geçmişte bıraktığı izlerdir.

Şimdi bütün bunları yazarken, lütfen aklınız başka noktalara gitmesin. Bugünkü Valimiz Musa Işın da benim için çok kıymetli ve değerli bir devlet adamı. Ağır ve vakur duruşu ile kendisi de şimdiden zihnimizde birçok izler bırakmayı başardı. Şehrimizde sevilen valilerimizin en başındaki yerini şimdiden aldı diyebilirim. Peki bu sitemler kime diyeceksiniz? Söz yerini buldu bile, o kendini biliyor!

Bürokrasi Kulisleri

Kütahya’da bürokrasi kulisleri son günlerde oldukça hareketli… Geçtiğimiz haftalarda Kütahya Orman Bölge Müdürü Erdal Dingil’in görevini başka bir meslektaşına bırakmasının ardından, kentte yeni değişimlerin kapıda olduğu yönündeki iddialar yüksek sesle konuşulmaya başlandı.

Bize gelen kulis bilgilerine göre, önümüzdeki süreçte bazı dairelerde görev değişiklikleri yaşanabilir. Özellikle bazı daire müdürlüklerinde değişim olacağı yönündeki söylentiler her geçen gün daha da güçleniyor. Hatta kulislerde adı sıkça geçen bir isim var ki, çok kısa bir süre içerisinde görevini başka bir bürokrata devredebileceği konuşuluyor. Ancak elde somut bilgiler olmadan, yalnızca duyumlarla hareket etmeyi doğru bulmuyorum. Bu nedenle isim vermek için biraz daha beklemekte fayda görüyorum.

Şunu da belirtmek gerekir ki; devlet görevleri gelip geçicidir. Makamlar kalıcı değil, hizmet kalıcıdır. Bu nedenle kulislerde konuşulanları bir kenara bırakırsak, her bürokratın bulunduğu makamın sorumluluğunu en iyi şekilde yerine getirmesi gerekir. Benimkisi sadece dostane bir hatırlatma…

Kütahya’da bürokrasi cephesinde önümüzdeki günlerde sürpriz gelişmeler yaşanırsa kimse şaşırmasın. Herkes kendine biraz çekidüzen versin… Benden uyarması.

Uzmanlar Sadece Masalarda mı Oturmalı?

Yeşilay Gençlik Merkezi’nin açılışında kulislerde konuşulan önemli bir bilgiyi öğrendik. Edindiğimiz bilgilere göre Kütahya Yeşilay Cemiyeti Başkanlığı görevine eski Gençlik ve Spor İl Müdürü Feyzullah Gayret’in getirilmesi planlanıyor.

Elbette her atama, her görevlendirme herkes tarafından aynı şekilde karşılanmaz. Beğenen olur, eleştiren olur. Ancak şahsi kanaatimi soracak olursanız, yıllarca gençlerle, sporla, eğitim faaliyetleriyle iç içe olmuş, yöneticilik tecrübesi bulunan bir ismin böylesine önemli bir sivil toplum kuruluşunun başına gelmesi kıymetlidir.

Feyzullah Gayret, Kütahya’daki görevlerinin ardından farklı illerde de önemli sorumluluklar üstlendi. Sonrasında uzman olarak kamu hizmetine devam etti. Birikimi, tecrübesi ve insan ilişkileri düşünüldüğünde Yeşilay çatısı altında faydalı çalışmalara imza atabileceğine inanıyorum.

Aslında bu konu bana başka bir soruyu da düşündürüyor. Kütahya’da görev yapmış, çeşitli kurumlarda yöneticilik deneyimi kazanmış, bugün uzman kadrolarında görevlerini sürdüren çok sayıda değerli isim bulunuyor. Yılların tecrübesine sahip bu insanların bilgi ve birikimlerinden toplum olarak yeterince faydalanabiliyor muyuz?

Belki de bundan sonra sadece kurumların koridorlarında değil, gençliğe, eğitime, kültüre, spora ve sosyal hayata dokunan sivil toplum kuruluşlarında da bu tecrübeli isimlere daha fazla görev verilmelidir.

Gönül istiyor ki yıllarca devlet yönetiminde görev almış, insan yönetmiş, proje üretmiş, şehirlerin gelişimine katkı sağlamış uzman isimler; gençliğe, topluma ve insanlığa hizmet eden kuruluşların yönetimlerinde daha fazla yer alsın.

Kötü bir düşünce mi? Bence tam aksine, sahip olduğumuz insan kaynağını değerlendirmek adına üzerinde düşünülmesi gereken güzel bir fikir.

Yoncalı’da Yeni Bir Güral Yatırımı mı Geliyor?

İçişleri Bakan Yardımcısı Ali Çelik’in Kütahya programı yalnızca açılışlar ve resmi temaslarla sınırlı kalmadı. Programın dikkat çeken isimlerinden biri de Kütahya sanayisinin duayen isimlerinden İsmet Güral oldu.

İsmet Bey, oğulları Ali Güral ve Sami Güral ile birlikte programın hemen her aşamasında yer aldı. Açılışlardan ziyaretlere kadar Bakan Yardımcısı Ali Çelik’i yalnız bırakmayan İsmet Güral ve oğulları, Kütahya’ya olan bağlılıklarını bir kez daha göstermiş oldu.

Malumunuz, Kütahya’ya yapılacak her yeni yatırım beni heyecanlandırır. Şehrin gelişmesi, istihdamın artması ve ekonomik hareketliliğin güçlenmesi adına yatırım haberlerini yakından takip etmeye çalışırım. Bu nedenle fırsatını bulmuşken İsmet Güral’a son dönemde kulislerde sıkça konuşulan Yoncalı yatırımı konusunu sordum.

Kendisi, kamuoyunda konuşulan bilgilerin tamamen asılsız olmadığını ifade etti. Yoncalı’da yeni bir yatırım planladıklarını, sürecin şu anda belediyedeki evrak işlemleri aşamasında bulunduğunu söyledi. Elbette detay vermedi ancak bu kısa açıklama bile şehir adına heyecan verici bir gelişme olarak değerlendirilebilir.

Kütahya’nın termal turizmdeki en önemli merkezlerinden biri olan Yoncalı’ya yapılacak olası bir yatırımın bölgeye ciddi katkılar sunacağı ortada. Bundan sonraki süreçte gözler hem belediyedeki işlemlerde hem de Güral ailesinden gelecek yeni açıklamalarda olacak.

Program boyunca dikkatimi çeken bir başka detay daha vardı. İsmet Güral’ın sık sık oğulları Ali ve Sami Güral ile ayaküstü istişarelerde bulunmasıydı. Tecrübenin genç kuşaklarla buluştuğu bu görüntü, beni oldukça sevindirdi.

Sohbetimizin sonunda İsmet Bey’in söylediği bir cümle ise aslında birçok mesaj içeriyordu: “Bir yerde en baştaki iyiyse herkes iyidir. Ben iyiyim çok şükür.” Kısa ama anlamlı bu sözleriyle hem kendi durumuna hem de yöneticilik anlayışına dair önemli bir mesaj verdiğini düşünüyorum.

Şimdi Kütahya’nın merak ettiği soru şu: Yoncalı’da nasıl bir yatırım hazırlanıyor? Görünen o ki önümüzdeki günlerde bu sorunun cevabını daha net öğrenme fırsatımız olacak.

Hey Park’tan Daha Fazlası

Kütahya-Afyonkarahisar karayolunun 15. kilometresinde yapımına başlanan Hey Park Dinlenme Tesisi’nin temel atma törenine katıldım.

Öncelikle böyle bir yatırımı hayata geçirmek için yola çıkan İsmail Tosun ve beraberindeki genç girişimcileri kutlamak gerekiyor. Yaklaşık 35 milyon liralık bir yatırımı Kütahya ekonomisine kazandırmak için düğmeye bastılar. Ekonomik şartların her geçen gün zorlaştığı bir dönemde yatırım yapmak cesaret ister. Hele ki genç girişimcilerle birlikte böylesine önemli bir projeyi hayata geçirmek ayrıca takdiri hak ediyor.

Temel atma töreni öncesinde İsmail Tosun ve yakın dostlarıyla sohbet etme fırsatım oldu. Kendisi için yapılan ortak değerlendirme dikkat çekiciydi. Dostları, İsmail Tosun’u “girişimden korkmayan, hedefinin peşinden sonuna kadar giden, mücadeleyi bırakmayan bir isim” olarak tanımladılar. Ortaya koyduğu Hey Park projesi de aslında bu karakterin somut bir yansıması gibi görünüyor.

Bugüne kadar İsmail Tosun’u hem ticaret hayatında hem de siyasetin çeşitli alanlarında görme fırsatımız oldu. Ancak bu kez farklı bir yönüyle karşımıza çıkıyor. Çünkü Hey Park yalnızca ticari bir yatırım değil, aynı zamanda sosyal sorumluluk boyutu olan önemli bir proje.

“Hey Park nedir?” diye soracak olursanız hemen açıklayayım. Bu yatırım, Hayırlı Evlatlar Yetiştirme Vakfı bünyesinde faaliyet gösterecek. Tesisten elde edilecek tüm gelirler vakfa aktarılacak ve vakfın çalışmalarına kaynak oluşturacak. Yani burada ortaya çıkacak ekonomik değer doğrudan hayırlı nesiller yetiştirme hedefi doğrultusunda kullanılacak.

Hepimiz konuşmalarımızda hayırlı evlatlar yetiştirmenin öneminden bahsederiz. Ailede, okulda, toplumda bunun ne kadar değerli olduğunu anlatırız. Şimdi ise bu amaca hizmet eden bir vakıf ve o vakfa düzenli gelir sağlayacak önemli bir yatırım hayata geçiriliyor.

Doğrusu, İsmail Tosun’un farklı bir yönünü daha görmüş olduk. Ticari kazancın ötesinde toplumsal faydayı da merkeze alan bu yaklaşımın nasıl sonuçlar vereceğini zaman gösterecek. Bizler de Hey Park’ın inşaat sürecini ve sonrasındaki gelişmeleri takip etmeye devam edeceğiz.

SEVDİĞİM SÖZLER

Kimse kimseyi kaybetmez, giden başkasını bulur, kalan ise kendini!

Yazarın Diğer Yazıları
MOBİL REKLAM ALANI
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.