DOLAR
47,7354
EURO
55,1566
ALTIN
6.759,47
BIST
13.811,60
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kütahya
Az Bulutlu
32°C
Kütahya
32°C
Az Bulutlu
Çarşamba Az Bulutlu
31°C
Perşembe Az Bulutlu
29°C
Cuma Az Bulutlu
26°C
Cumartesi Az Bulutlu
27°C

Musa Işın Yazısının Ardından

01.08.2024 11:05
366
A+
A-

Bazen güzel bir iş yaparsınız, mesela iyi bir yemek veya bir pasta yaparsınız. Sonra yaptığınız iş hoşunuza gitti mi, tekrar tekrar bakarsınız. Geçen haftaki yazımda Kütahya Valisi Musa Işın’dan bahsetmiştim. Yazıyı sonrasında birçok kez okudum. Güzel bir yazı olduğuna kanaat getirdim. Bu yazının güzel olduğunu düşünen sadece ben değilmişim. Yazıyı yayınladıktan sonra telefon üzerine telefon aldım. Sayın Valimiz Musa Işın’la Kütahya’mıza hizmet eden daire müdürlerimiz başta olmak üzere birçok insan yazının çok şeyi anlattığını, fazlasının bile olduğunu söylediler. Bu satırlardan sonra Sayın Valimiz hakkında yazdığım yazıyı tekrar okumanızı tavsiye ediyorum. Bana gelen bir mesajı da özellikle sizlerle paylaşmak istiyorum: Hasan Abi, özel gereksinimi olan bireylerin ve ailelerin belirli bir sıkıntıları vardı. Bunun için Sayın Valimize görüşme talebimizi ilettik. Hemen yakın bir zamana randevu verdi. Randevuya gitmeden önce görüşüm bize fazla vakit ayıramayacağıydı ama düşündüğüm gibi olmadı. Hatta derdimizi 15 dakika içinde anlatmamız gerektiğini bile arkadaşlarıma randevu öncesinde söylemiştim. Sayın Valimiz, bizleri saat 13.30’da toplantıya aldı ve bittiğinde saat 17.30 olmuştu. Bizleri gerçekten çok şaşırttı ve tüm problemlerimizi dinledi. Tek tek bu sorunları çözmeye başladı. Allah razı olsun kendisinden. Senin yazıyı okuyunca bunu sana anlatmak istedim. Harika bir yazı yazmışsın abi.

ÖZEL PLAKAYA ALDANMAYIN!

Kütahya’da geçen hafta kurdukları inşaat projesi üzerinden hayali daire satarak nitelikli dolandırıcık sattıkları iddia edilen 7 şüpheli gözaltına alındıktan sonra bu şüphelilerin ikisi tutuklandı. İlk belirlemelere göre 38 kişiyi mağdur ettikleri ve 154 milyon liralık satış yaptıkları bu tür insanlara karşı hemşehrilerimizin daha dikkatli olması gerekiyor. Kütahya KOM yine başarılı bir operasyona imza attı. Bu başarının ardından bir başka konuyu gündeme getirmek istiyorum. Öğrendiğime göre hayali daire satanların kullandıkları araçların plakaları özel plakaymış. Üzerinde firma ismi yazıyormuş sanırım. Tabi plaka özel olunca insanlar karşısındakini güçlü veya variyetli görüyor. Bu özel plaka konusunu biraz araştırınca ortaya çıkan sonuç şu: Özel plaka almak isteyenler, önce Maliye’ye bir para yatırıyormuş ve sonrasında da noterden istediği plakayı alıyormuş. Özel plaka meselesinin bu kadar kolay olmaması gerekiyor diye düşünüyorum. Bu noktada Kütahya’da veya Türkiye’de özel plaka alınması hususunun sanırım bir masaya yatırılması gerekiyor. Herkese özel plaka verilmemeli. Neden mi? İşte üstteki örnekte olduğu gibi insanlar özel plakayı görünce karşısındakini adam zannediyor ve bütün şartlara evet diyebiliyor. Kütahya Polisi yeni bir başarıya daha imza attı ama sanırım onların sırtına yeni bir yük yükledik. Kütahya’da özel plaka kullananların bir listesinin çıkarılması ve hangi işlerle meşgul olduklarının bir raporunun çıkarılması gerekiyor.

AKÇAALAN NOTLARI-2

Son yazımızda biraz bahsettiğimiz ve hayır yemeğine katıldığımız Akçaalan’a verdiğimiz sözü tutalım. Akçaalan, önce bir köy, sonra bir belde ve son olarak da mahalle olarak örnek teşkil ediyor. Sünni ve Alevi vatandaşların hep birlikte huzur içinde yaşadığı, anlaştığı, yükü omuzladığı, ortak menfaatlerde buluştuğu bir yöre olmuş. 1970 depremi ve sonrasında çıkan yangında gerçekten çok acılar çekmişler. Yaşlı-genç herkes üretime yönelmiş ve nasiplerini alabilmek için çok çalışmışlar. Bazıları gurbete gitmiş. Bazıları ticarette üst sınıra dayanmış. Bazıları okumuş ve meslek sahibi olmuş. Ama derecesi ne olursa olsun, hepsi geçen hafta hayır yemeğinde bir araya geldi. Çocuklar birbirini tanıdı, babasının veya annesinin köyünü gezdi ve gözlemledi. Büyükler ise hasret giderdi. Kahvede çay içerken, bizi tanıştırdılar, mahallenin ileri gelenleri ile. Yaz kardeşim dedi birisi. Akçaalan hakkında ne gördüysen yazıver ne olur diye ekledi. Sıcak insanlar vesselam. Bu arada gündeme getirdiğimiz ve atıl durumdaki tekstil fabrikası için güzel bir gelişme oldu. Zafer Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Kutlu Eser aradı. Fabrikayı bir uzmanına bizzat yerinde ziyaret ettirerek inceletmiş. Mülkiyet sorunu olduğunu, mülkiyet ortağının avukat kızının satışa engel olduğunu öğrenmiş. Kutlu Bey, mülkiyet sorunu çözülürse ekonomiye kazandırmak için ne gerekiyorsa elimizden geleni yapacağız dedi. Bildiğim kadarıyla bu tür işlerde satışta sorun olsa da kiralamada bir sorun olmuyor. İnşallah bu sorun kısa sürede çözüme kavuşur. 1000 yıllık kestane ağacının tescil edilmesi ve koruma altına alınması için Orman Bölge Müdürümüz Erdal Dingil gerekli çalışmaların startını vermiş. Ayrıca Bölge Müdürümüz, kestane ağacına giden yolu elden geçirmeye de bizim şahitliğimizde söz verdi. Güzel işleri anlatmak gerçekten çok güzel oluyor.

TUZ KOKMASIN!

Bu yazımızı güzel bir hikaye ile bitirelim: Padişahın eğitim mi yoksa karakter mi önemlidir diye sorduğu Başvezir cevaplamış: “Karakter önemlidir sultanım!” Sonrasında ülkenin her yerine duyurular yapılmış ve en iyi hayvan eğiticisine ispatlarsa 100 kese altın ödül verileceği ilan edilmiş. Yarışmanın sonunda ülkenin en iyi hayvan eğiticisi parişahın huzuruna çıkarılmış. Padişah; “Bir kediye tepsiyle servis yapmayı ne kadar zamanda öğretebilirsin?”diye sormuş. Verilen cevap: “Altı ayda öğretirim padişahım!” olmuş. Aradan altı ay geçtikten sonra eğitici tekrar huzura çağrılmış. Saray erkanı toplanmış. Hünerli kedi, elinde tepsiyle onlara servis yapmaya meziyetlerini sergilemeye başlamış. Tam baş vezirin önüne geldiği zaman padişah, baş vezirine sormuş: “Ey vezir! Söyle bakalım; eğitim mi önemlidir, karakter mi?”  Vezir soruyu cevaplamadan önce, kaftanının altında hazır tuttuğu bir fareyi yere bırakmış. Kedi, bunu görünce tepsiyi attığı gibi farenin peşinden koşmaya başlamış. Altı aylık eğitim de boşa gitmiş. Sonrasında Vezir, padişahın sorusuna cevap vermiş: “Karakter önemlidir padişahım!” Önüne bir yem atıldığında her şeyi unutan, eline fırsat geçtiğinde çıkarının peşinde koşan, eğitimli ya da makam mevki sahibi fakat karakteri bozuk olanlardan Rabbim bizi ve ülkemizi korusun! Onun için, tuz kokmasın, makamlar da layık olanlara kalsın. Kalın sağlıcakla.

SEVDİĞİM SÖZLER

Yüreği temiz olmayanın anlayışı da kıttır!

Yazarın Diğer Yazıları
MOBİL REKLAM ALANI
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.