Bu memlekete sevdalıyız dedik. Sevenler ile birlikte gelişim için her koşulda her yola gideriz dedik. Kütahya’nın daha iyi noktalara gelmesi için pirincin içindeki beyaz taşları görmemiz gerekiyor dedik. Kütahya insanı kendi memleketini sevmeli dedik. Kütahya’nın kabuğunu kırması lazım dedik. Bunun için farkındalığa ve cesarete ihtiyacımız var dedik. Kütahya’nın bütünüyle kendisini iyi okuması, kendisini iyi çalışması ve önce kendisinden mezun olması gerekiyor dedik.
Gece saat 23.30 suları henüz yatmamıştım. Telefondan mesaj sesi gelince bir bakayım dedim. Baktım ki, gecenin bu saatinde Kütahya’yı düşünen bir insan. Kıymetli ve değerli bir insan. Bana diyor ki: “Hasan Bey, köşe yazınızı okudum. Belki sizin kadar olmasa da ben de Kütahya’yı ve Kütahyalı kardeşlerimi canı gönülden seviyorum!” Teşekkür ettim kendisine. Biz de kendisinin Kütahya’yı ne kadar çok sevdiğini bildiğimizi ve hissettiğimizi söyledim. Sonra bir mesaj daha: “Sizler sevgiyi hak eden bir halksınız!” Tabi bu arada eminim herkes kiminle yazıştığımı merak ediyor. Hemen devamını anlatayım ve merakınızı giderelim. Kütahyalıların sevgiyi hak bir halk olduğunu söyleyince cevap verdim: Çok teşekkür ediyorum. Çok şükür ki, hep birlikte bu vatanın evlatlarıyız. Bana gelen cevap daha değerli: “Milletimiz aziz bir millettir. Biz bu millete hizmetkarız. Milletimize çok şükür!”
Kimseyi çok kızdırmadan kiminle yazıştığımı artık belirteyim. Mesajları yazan, Kütahyamızın değerli Valisi Sayın Musa Işın. Mutlu etti yazdıkları beni. Milletini seven bir devlet adamının duygularını bu kadar açık bir şekilde aktarması insanı gerçekten mutlu ediyor. Özgüven ve huzur verdiği gibi motivasyon da sağlıyor. Hem de gecenin yarısında! Demek ki doğru yoldayım dedim. Devletimizin Kütahya’daki bir numarası bizimle aynı paralelde olunca, geleceğe yönelik umutlarım daha da arttı. Böyle devlet adamları çok yok bu devirde. Allah razı olsun kendisinden.
Kütahya’ya atanalı tam 11 ay olmuş. Kendisini tanıdıkça daha çok seviyoruz. Kütahya’ya atandığını öğrenince yakın bir dostum anlatmıştı. Ağrı Valisi iken, yaşadığı haksızlığın ardından merkeze alınması ve bu haksızlığın giderilmesi sonrasında yeniden Vali olarak atandığını öğrenince gözyaşı dökmüş. Şimdi ise ne yapıyorsa Kütahya için yapıyor. Gidiyor, bakıyor, inceliyor, takibini yapıyor. Gecenin yarısında bile Kütahya’yı düşünmesi bizler için büyük şans. Bu şansı Kütahya olarak çok iyi değerlendirmemiz gerekiyor diye düşünüyorum. Vali Bey ile bu diyaloğumuzu anlattığım herkes bana katıldığını söyledi. Bende kendisinde bu hafta ki köşemde bahsetmeye karar verdim.
GİTTİM-GÖRDÜM-YAZDIM (AKÇAALAN)
Geçtiğimiz Pazar Gediz Akçaalan’da bir hayır yemeğine katıldım. Dernek Başkanı Naki Köse ve kıymetli Halil Oyan ağabeyimin ısrarlı davetlerini kıramadım. Eskiden belde ve 10 yıldır köy olarak yaşamın devam ettiği Akçaalan’da hem sünni, hem de alevi vatandaşlarımız yıllardır hiç sorun yaşamadan birlikte yaşıyorlar. Aralarında kırgınlık gibi durumlar hiç olmamış. Birbirlerinden övgü ve sevgiyle bahsettiler bana. Bu örnek aslında çok güzel bir örnek oldu. Bu artı yönlerimizi de gündeme getirmeliyiz. Çünkü Kütahya yıllardır bu güzel birliktelikte her zaman iyi ev sahipliği yapmış.
Köydeki insanlarin geçmişten bugüne kadar %80’i ticaret ve esnaflık noktasında çok başarılı olmuş. Köyde tarım arazisi olmadığı için her evde ortalama iki tezgah var. Evlerinin altında kurdukları tezgahlarda kendilerine has “Alaca Bezi” üretimini yapmışlar, başta İzmir olmak üzere Ege Bölgesi ve yakın illerde satarak para kazanmışlar. Sonrasında da al-sat yaparak yine ticarette başarılı olmuşlar. 1970’deki Gediz Depremi ve sonrasında çıkan yangında çok acılar çekmişler. Ama yine de gelecekten umutlular. Hayır yemeğinde yüzlerce insan, evini ve işini bırakıp geldi ve etkinliğe katıldı.
Gitmişten Akçaalan’daki yaşı 1000’e yakın olduğunu tahmen ettiğimiz kestane ağacını, Hümmetçi Ali Baba diğer adıyla Okçu Ali Baba J Türbesi ve muhteşem manzarasını, Almanların yaptığı ancak şimdi işlemeyen tekstil fabrikasını, şelale ve piknik alanlarını da yakından gözlemledim. Bu gözlemlerimi bir başka yazımda dile getireceğim.
SEVDİĞİM SÖZLER
Her fırtına hayatınızı bozmak için gelmez,
Bazıları yolunuzu temizlemek için içindir!