2 Mayıs günü meslek hayatımın en sevdiğim günlerinden birini daha yaşadım. Telefonuma bir gün önce gelen davetin ardından Cumartesi günü Kütahya’ya kazandırılacağı açıklanan 500 odalı yeni hastanenin yapılacağı Hacıazizler bölgesine gittim.
Yağmurun altında başlayan bu bekleyiş, kısa sürede önemli bir buluşmaya dönüştü. AK Parti İl Başkanı Ceyda Çetin Erenler, Kütahya milletvekillerimiz ve Merkez İlçe Başkanı Murat Afşarünal bölgeye geldiğinde artık sadece bir araziyi değil, Kütahya’nın geleceğine atılacak büyük bir adımı konuşmaya başladık.
Aslında bu yeni hastane sıradan bir proje değil. Yaklaşık 11 ilçenin Afyon yolu üzerinden şehir merkezine bağlandığı bir hatta, ayrıca Yunus Emre, Yenidoğan, Dumlupınar ve Zafertepe gibi adeta birer ilçe gibi yoğun nüfuslu mahallelere yakın bir lokasyonda yükselmesi planlanan bir sağlık üssünden bahsediyoruz. Şimdi artık bundan sonra ihale ve proje planlama aşamalarına başlanılacak.
Ancak burada önemli bir hatırlatma yapmak gerekiyor: Bu tür projeler “bugün açıklandı, yarın açılır” yatırımlar değildir. Hacıazizler bölgesine kurulacak yeni hastane için bugün yapılacağı açıklandı, gelecek yıl açılır modunda olmak bana göre çok doğru olmaz. Yeni hastane için de aynı sabır, aynı takip ve aynı kararlılık gerekiyor. Nitekim Kütahya Şehir Hastanesi örneği hala hafızalarımızda. Şehrimizin tarihinin en büyük yatırımı olan bu hastane, bugün günde 10 binin üzerinde vatandaşa hizmet veriyor.
Bu işi yakından takip edenlerimiz, lütfen ama lütfen sosyal medyaya bakıp ta morallerini bozmasınlar. Yorumlara, paylaşımlara bakarsak yol almamız zorlaşır, heyecan azalır veya motivasyon düşer.
Bu tür büyük yatırımlarda sabır ve kararlılık önemli olduğu kadar sıkı takip durumu da çok önemli. Diyelim ki seçim oldu ve Kütahya’ya hizmet başka insanlara nasip oldu. Onların da bu süreci aynı kararlılıkla takip etmesi önemlidir. Aslında bütün şehrin insanları olarak hepimiz bu sürece destek vermeliyiz. Süreci kötülemek, baltalamak Kütahya’ya ancak fren attırır.
İşin en başına tekrar döndüğümüzde ben niye mutluyum? Şehrime bir yeni bir yatırım geldiği için, insanlarımızın daha nitelikli ve ulaşılabilir sağlık hizmetlerine kavuşacağı için, sağlıktaki seçeneklerin artacağı için, ekonomik gelişim ve oluşturacağı katma değer için mutluyum. Şimdi çıkıp birisi bu hastane buraya yapılmamalıydı demesin artık! Delinin biri kuyuya bir taş atıp, bin tane akıllının çıkaramaması durumunu tekrar yaşamayalım.
Ortalık Bir Şenlensin İstediler Galiba!
Tam da böyle bir yatırımı konuştuktan sonra Kütahya’nın geçen hafta başka bir konuyla ülke gündemine taşınması düşündürücü. Geçtiğimiz günlerde sosyal medyada yayılan ve bir trafik kazasına ilişkin yorumlar, tartışmayı farklı bir noktaya taşıdı. Oysa bu olayın Ramazan ayında yaşandığı ve sürecin yeni netleştiği bilgisi ortadayken, birçok yorumun bilgiye dayanmadan yapılması dikkat çekici.
Konuya ilişkin açıklama yapan Kütahya Valisi Musa Işın, süreci açık ve net bir şekilde kamuoyuyla paylaştı. Devlet ciddiyetiyle yapılan bu açıklamanın ardından hala spekülasyon üretmek, kimseye fayda sağlamaz. Çünkü Valimiz Musa Işın, göreve geldiği günden beri devlet adamlığı vazifesini layıkıyla yerine getiriyor. Ama onun böyle bir durumla muhatap olmasına gerçekten üzüldüm. Sayın Valimiz bugüne kadar ortaya koyduğu icraatlarında bir tutarsızlık yapmış olsa, o zaman deyin ki evet Vali Bey bizi yanıltıyor. Her zaman net oldu ve açık konuştu. Onun böyle bir şey yapmayacağına yürekten inanıyorum. Hiç kimse de onun bu anlamda devlet adamlığını sorgulamasın! Sayın Valimiz, ağır ve vakur duruşuyla devletimizi en güzel şekilde temsil ediyor.
Hatta bu süreçte bizim yerel basına da biraz çamur sıçramış sanırım. “Yerel basın bu konuyu örtbas etti veya ettirildi” şeklinde yorumlar olmuş. Bunu söyleyenlere her zaman şu cevabı vereceğim Kütahya basını dayanağı olmadan bir haberi Türkiye’nin gündemine taşımaz ve taşımak istemez. Bunu herkes böyle bilsin! İşin içinde bir dayanak olmadan, bu haberin ya da bu sürecin gündeme taşınması şehrin düşünmek değildir. Kendini düşünmektir! Bu düşüncede geçici bir düşünce olabilir ben o insanların çoğunun yok olup gittiğini meslek hayatında hep görmüşümdür. Kütahya’da gündemi belirlerken neyi öne çıkardığımızı iyi düşünmek zorundayız. Kütahya, yatırımlarla mı konuşulmalı yoksa tartışmalarla mı? Sanırım ortalarda görünmeyen ama ortalık bir şenlensin de neler olacak bir görelim diyenler var!
Hizmet Edene Değer Vermek Gerekir
Geçtiğimiz hafta Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yaptığım bir ziyaret, bana önemli bir gerçeği bir kez daha gösterdi. Milletvekillerimiz İsmail Çağlar Bayırcı, Mehmet Demir ve Adil Biçer ile kısa da olsa görüşme fırsatı buldum. Bir hemşehrimizin sorununa çözüm ararken gösterdikleri ilgi ve çaba, aslında perde arkasında yürüyen yoğun emeğin bir yansımasıydı.
Ancak şu da bir gerçek: Emek veren insanlar takdir görmek istiyor. Yapılan her işin farklı mecralara çekilmesi, motivasyonu zayıflatıyor. Oysa bizler, bu şehrin insanları olarak şunu unutmamalıyız: Marifet iltifata tabidir. Alkışlamak, desteklemek, motive etmek… Bunlar küçümsenecek şeyler değil. Aksine daha fazla hizmetin kapısını açan en önemli unsurlar. Eleştiri elbette olacak, olmalı da. Ama yapıcı olmalı. Yıkıcı değil, yol gösterici olmalı.
Kimse teşekkür etmese de ben kendilerine, hatta daha önce bu şehre hizmet eden herkese teşekkür ediyorum. Hizmet edene değer vermez isek, hizmet edecek kimseyi bulamadığımızı bir düşünün!
Son Söz: Birlikte Büyüyen Bir Şehir
Büyük yatırımlar; sabır, takip ve en önemlisi birlik ister. Bir maketle ertesi gün bina diyemeyeceğimiz gibi, bir projeyi de sahiplenmeden büyütemeyiz. Kütahya’nın geleceği için hepimize düşen görev açık:
Süreci baltalamak değil, desteklemek. Olumsuzluk üretmek değil, katkı sunmak. Çünkü bu şehir hepimizin. Ve bu şehir, birlikte büyüyecek. Onun için bu tarz çalışmalarda el birliğiyle, gönül birliği ile Kütahya’mız için hepimizin kalbinin birlikte atması gerekiyor. Herkesi bu anlamda pozitif olmaya ve pozitif düşünmeye davet ediyorum.
Yarım Kalan Hikayenin Devamı
Siyaset bazen bir yarış, bazen bir mücadele, ama en çok da yarım kalan hikayelerin yeniden yazıldığı bir sahnedir. İşte bugün, MHP Kütahya’da Mehmet Ali Türker için tam da böyle bir sayfa açıldı.
Görevi devraldığı ilk anlarda yüzünde yorgunluğun izleri vardı. Belki geçen yılların yükü, belki yarım kalan bir hikayenin zihinde bıraktığı iz… Ama biraz sohbet edince o tanıdık tebessüm yeniden belirdi. Çünkü bazı insanlar vardır; görevler değişse de karakterleri değişmez. Türker de onlardan biri. Sakinliğiyle, birleştirici diliyle ve kavgadan uzak duruşuyla yıllar öncesinden hatırlanan bir isim.
Onu, eski adıyla Köy Hizmetleri’nde çalıştığı yıllardan beri tanırım: Gürültünün değil, sağduyunun adamıdır. 2017’deki il kongresinde kaybedilen bir seçim… Siyasetin doğasında olan bir kırılma anı. O gün bırakılan bir görev, aslında tamamlanmamış bir cümlenin sonuna konulan üç noktaydı. Ve bazen hayat, o üç noktayı silip cümleyi yeniden kurma fırsatı verir.
Geçtiğimiz hafta MHP lideri Devlet Bahçeli tarafından yeniden göreve atanması, sadece bir görevlendirme değil; aynı zamanda bir iade-i itibarın ve belki de “şimdi tam zamanı” denilen bir geri dönüşün ifadesiydi.
Yeni yönetimini oluştururken yaptığı tercih ise bu hikayenin en güçlü satırlarından biri. Geçmişten gelen yol arkadaşları… Bugünün dinamik isimleri… Ve geleceğin teminatı gençler… Hepsini bir araya getirerek adeta bir “uyum aranjmanı” kurmuş. Bu sadece bir liste değil; bir denge, bir akıl ve bir vizyon meselesi. Ve en önemlisi, arkasında duran bir ekip var. Siyasette en zor bulunan şeylerden biri de budur: yalnız yürümemek. Belki de bu yüzden, yüzündeki yorgunluk kısa sürede yerini umuda bıraktı.
Şimdi önünde yeni bir dönem, yeni bir sınav ve belki de en önemlisi; yarım kalan bir hikayeyi tamamlama fırsatı var. Eğer o bildiğimiz sakinliğini, uzlaştırıcı dilini ve insan odaklı yaklaşımını korursa, bu sadece bir siyasi görev süresi olmayacak… Aynı zamanda bir iz bırakma dönemi olacak. Çünkü bazı görevler koltukla değil, gönülle yapılır. Ve bazı hikayeler yarım kalmaz, sadece doğru zamanı bekler.
Sevdiğim Sözler
Rakamlar hiç yalan söylemez ama yalancılar hep rakam söyler!