Sürekli yorgun hissetmeye sebep olarak günlük aktiviteleri eziyete dönüştürebilen uykusuzluk, özellikle modern hayatın getirdiği hız ve stres ile yaygınlaşan bir sorun.
Kaliteli uykudan mahrum kalınan dönemlerde, duygu durum bozukluklarının oluşma ihtimalinin artabileceğinden bahseden Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Yaşar Kütükçü, “Uykusuzluğun felç gibi beyin damar hastalıkları, astım gibi solunum sistemi rahatsızlıkları, bağışıklık sisteminde bozulma, obezite, diyabet, yüksek tansiyon ve depresyon gibi problemlere de zemin hazırladığını söylemek mümkün”şeklinde konuştu.
Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Yaşar Kütükçü, uykusuzluğu tetikleyebilecek bazı risk faktörlerini paylaştı. Stres: Vücudun strese verdiği fiziksel ve zihinsel tepki, aşırı uyarılmaya yol açarak uykusuzluğu doğurabilir. Uyku düzeni: Vücudun sirkadiyen ritmi olarak bilinen iç saati, gece ve gündüz arasındaki günlük düzenini ifade eder. Bu ritim bozulduğunda kişide uykusuzluk oluşabilir.
Gece çalışıp gündüz uyumayı gerektiren vardiyalı işler, uyku düzenini bozarak sağlık sorunlarını beraberinde getirebilir. Ruh sağlığı: Anksiyete, depresyon ve bipolar bozukluk gibi ruh sağlığı problemleri sıklıkla ciddi uyku sorunlarına yol açar. Tam tersi şekilde, farklı nedenlerle oluşmuş uykusuzluk da ruh halini olumsuz etkileyerek kaygı bozukluklarını şiddetlendirebilir.
İlaç kullanımı: Uykusuzluk; tansiyon, anti-astım ve antidepresan gibi ilaçların ilaç yan etkisi olarak da karşımıza çıkabilir. Yaş: İlerleyen yaş, sağlık sorunlarını ve ilaç kullanımını artırdığı için uykusuzluğu güçlendirebilir.