DOLAR
47,7111
EURO
55,1881
ALTIN
6.660,55
BIST
13.779,39
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kütahya
Açık
30°C
Kütahya
30°C
Açık
Pazartesi Parçalı Bulutlu
30°C
Salı Az Bulutlu
31°C
Çarşamba Az Bulutlu
32°C
Perşembe Az Bulutlu
30°C

“Yakasına Yapışmak” Cesareti

11.09.2025 10:38
353
A+
A-

Siyasi tarihimizde unutulmaz anekdotlardan biridir: Merhum Başvekil Adnan Menderes’in bir yurt gezisinde, genç bir öğrenci yakasına yapışır ve “Özgürlük istiyoruz” diye haykırır. Başbakan Menderes, tebessüm ederek şu cevabı verir:

“Evladım, şu anda bir başbakanın yakasına yapışmışsın. Bundan daha büyük özgürlük mü olur?”

O öğrencinin yıllar sonra Türk siyasetinde öne çıkacak bir isim olan Deniz Baykal olduğu güçlü bir iddia olarak kayıtlarda geçiyor. Bu sahne, aslında özgürlüğün tanımını da çok çarpıcı bir şekilde ortaya koyar: Korkmadan itiraz edebilmek, sesini en yetkiliye duyurabilmek, hatta onun yakasına yapışabilmek…

Bugünlerde Kütahya’da Sayın Vali Musa Işın’ın bir mahalle ziyaretinde dile getirdiği sözler bana bu anıyı hatırlattı. Vali Işın, Kütahya’da görev yaptığı sürede hiç kimsenin aç kalmaması gerektiğini vurgulayarak, “Eğer böyle bir durumda olan vatandaş varsa gelin yakama yapışın” dedi.

Bakın, bu söz sadece bir sosyal yardım mesajı değil, aynı zamanda bir yönetim anlayışının işaretidir. Devleti temsil eden en üst düzeydeki bürokrat, halka şöyle sesleniyor:

“Ben buradayım, dertlerinize ortağım, eğer görevimi yapmazsam yakama yapışın.”

Bu, Menderes’in verdiği özgürlük dersinin günümüzdeki bir yansımasıdır. Birinde siyasetçinin yakasına yapışarak özgürlüğün sınırlarını çizen genç bir öğrenci var; diğerinde ise kendi yakasının tutulmasını halka teklif eden bir vali…

İkisinde de ortak olan şey cesaret. İlki bireyin cesareti; “özgürlük istiyorum” diye haykırmak. İkincisi yöneticinin cesareti; “sorumluluğumu yerine getirmezsem hesap sorun” diyebilmek.

Kütahya için bu anlayış kıymetlidir. Çünkü şehrin meseleleri, sadece yöneticilerin değil, vatandaşın da omuz vermesiyle çözülür. Yakasına yapışabilmek, sadece şikâyet etmek değil; aynı zamanda aidiyet duygusunun, sorumluluk bilincinin ifadesidir.

Dilerim ki, ne özgürlük talebi ne de ekmek derdi kimseyi yakaya yapışmaya mecbur bırakmasın. Ama gün gelir de ihtiyaç olursa, hem vatandaş cesaretini gösterebilsin, hem de yönetenler Musa Işın gibi göğsünü gere gere “gelin yakama yapışın” diyebilsin.

Bu vesileyle merhum Başvekil Adnan Menderes’i rahmet ve minnetle anıyor, demokrasi kenti Kütahya’da aynı ruhun devam ettiğini görmek bana ayrı bir mutluluk verdiğini söylemek istiyorum.

Kahveci, Samimiyet ve Diğerleri

Geçtiğimiz günlerde kaleme aldığım yazımda, samimiyet ve sözün arkasında durma meselesine değinmiş, özellikle de ayakkabı boyacıları konusunda verilen sözün tutulmadığını hatırlatmıştım. Bu yazım sonrası Belediye Başkanı Eyüp Kahveci beni aradı ve konuyla ilgili açıklık getirdi.

Başkan Kahveci, “Ben o sözü mecliste şifaen söylemiştim, sonrasında ilgili kuruldan çalışmalar geçirilerek karar alındı. Kararsız hareket etmek istemiyoruz. Çok yakında ayakkabı boyacıları Ali Paşa Camii tuvaletlerinin arkasına taşınacak. Daha uygun bir yer bulunursa oraya da taşınabilir” dedi.

Bir diğer konu ise, “Benim için iki Mustafa önemlidir” sözünden hareketle, Peygamber Efendimizin 1500. doğum yılına özel bir etkinlik yapılmadığına dair eleştirimdi. Başkan bu noktada şunları ifade etti:

“Ben o gün meclis toplantısı biter bitmez soluğu Ulu Cami’de aldım, müftülüğümüzün programına bizzat katıldım. Ama fotoğraf çektirmedim.”

Başkanın açıklamasından anladığım şu: Benim yazımda, onun programlara katılmadığına dair bir ima olduğunu söylemişler. Artık kendisine kim ve nasıl konuyu aktardıysa! Oysa niyetim tam tersine bu özel yılda Kütahya ölçeğinde daha kapsamlı bir etkinlik yapılamaz mıydı, bunu sorgulamaktı. Ama anlaşılan yazının aktarılış biçimi, farklı yorumlara kapı aralamış.

Tabi sohbet ilerledikçe konu başka başlıklara da uzandı. Sabah çarşıya gelirken Afyon yolu üzerindeki orta refüjlerde çimlerin daha önce neden sulanmadığını, şimdi ise sulandığını söyledim. Başkan Kahveci, şebeke suyu ile sulanan alanlarda artık otomatik sistemleri daha dikkatli ve tedbirli olarak kullandıklarını, bu konuda halktan çok tepki aldıklarını belirtti. Kütahya halkının mevcut yeşil alanlarının yeşil olarak kalmasını isteğini söyledi. Kahveci, otomatik sulama olmayan bölgelerde ise sondaj ve taşıma su çözümleriyle hareket ettiklerini, ayrıca kurakçıl peyzaj çalışmalarını da ihmal etmediklerini vurguladı.

Bunlara ilave olarak da 2026 yılında 1 milyar TL’lik dev bir su yatırımı planladıklarını söyledi. Başkanın ifadesiyle, “Herkes yatağında uyurken biz uyumuyoruz. Şehri adeta bir doktor gibi dinliyoruz. Nerede kaçak var, nerede kayıp var, bir hastanın sırtını dinler gibi Kütahya’yı dinliyoruz”

Telefon kapandığında düşündüğüm şey şu oldu: Samimiyet, bazen sözlerin doğruluğunda, bazen de icraatın kendisinde gizlidir. Bir başkanın şehri “hasta gibi” görmesi, ona teşhis koyması ve tedavi arayışı elbette kıymetli bir yaklaşım. Ancak toplumun beklentisi, hem verilen sözlerin yerine getirilmesi hem de sembol değeri olan özel günlerde güçlü bir organizasyonun ortaya konulmasıdır.

Kütahya, geçmişiyle, kültürüyle ve manevi mirasıyla değerli bir şehir. Önemli olan bu değerleri günlük icraatın yanında unutmayıp, şehrin hafızasına dokunacak işlere de imza atmaktır.

Bu eleştirel konularda Başkan Kahveci’ye eğer aracı birileri varsa ki sözüm onlaradır: Beklentim, söz verildiyse tutulsun, tutulmasıysa nedeni veya niçin geç kalındığı izah edilsin. Bu kadar, fazla yoruma gerek yok!

Hemşehrimizden gönül telefonu

Başkan Kahveci ile uzun uzun görüştüğümüz Çarşamba gününün öğleden sonrasınde ise Kütahyalı hemşehrimiz, Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Sayın Abdullah Erdem Cantimur ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdim. Kendisinin amacı, hem şehrimizdeki gelişmeleri öğrenmek hem de telefonda da olsa hasret gidermekti. Açık yüreklilikle söylemeliyim ki, böylesi bir hatırlanma ve samimi bir arayış insanı mutlu ediyor.

Ben de bu vesileyle, bugüne kadar ortaya koyduğu hizmetler için kendisine teşekkür ettim. Elbette sadece teşekkürle yetinmedim; sokağın nabzını, halkın beklentilerini ve gözlemlerimi de kendisiyle paylaştım. Çünkü inanıyorum ki bir şehir en iyi, içinde yaşayanların diliyle anlaşılır.

Kendisine ayrıca kızımın üniversite yatay geçişi için yaptığım seyahatte gözlemlediğim yol çalışmalarını da aktardım. Manisa, Aydın, Denizli, Muğla, Uşak hattında yollardaki yeni çalışmaları görünce ister istemez imrendim. Kütahya’nın da diğer illerle bağlantılarının artık yavaş yavaş değişmesi veya yenilenmesi gerektiğini dile getirdim. Sayın Cantimur da bu konuda gerekli girişimlerin yapılacağını ifade ederek bizleri umutlandırdı.

Bana göre Ankara’da yoğun temposuyla görev yapan bir bakan yardımcısının, doğup büyüdüğü şehrin nabzını tutması, sorunlarını takip etmesi ve hemşehrileriyle gönül bağı kurması kıymetli bir tavırdır. Çünkü bürokrasi ne kadar soğuk ve resmi görünürse görünsün, insanı sıcak kılan şey işte bu samimiyettir.

Bizler, şehrimizin sorunlarını bilen, çözüm için kapıları aralayan ve en önemlisi “Kütahya’yı unutmayan” yöneticileri görmeyi her zaman isteriz. Sayın Cantimur’un bu hassasiyetini görmek umut verici. İnşallah bu görüşmenin ardından sadece güzel bir sohbetle kalmaz, somut adımların da atıldığına şahit oluruz.

Sonuçta şehirler, ancak sahip çıkanları kadar büyür. Ve Kütahya’nın da bugün her zamankinden fazla sahiplenilmeye ihtiyacı var.

SEVDİĞİM SÖZLER

Bazı insanları tıpkı ceviz gibi kırmak gerekir, içinde ne olduğunu görmek için!

Yazarın Diğer Yazıları
MOBİL REKLAM ALANI
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.