DOLAR
47,7111
EURO
55,1881
ALTIN
6.660,55
BIST
13.779,39
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kütahya
Parçalı Bulutlu
31°C
Kütahya
31°C
Parçalı Bulutlu
Pazar Açık
29°C
Pazartesi Az Bulutlu
30°C
Salı Az Bulutlu
31°C
Çarşamba Az Bulutlu
32°C

Çok Derin Mevzu!

04.09.2024 14:05
426
A+
A-

AK Parti İl Başkanı Mustafa Önsay, Gediz’de mahalle ve köy muhtarları ile yaptıkları toplantıda sert açıklamalar yapmış. Sonuna kadar okudum. Sonra bu açıklamaları gazetenin manşet haberinde değerlendirdik. Gazeteyi okuyanlar peş peşe aradılar ve düşüncelerini bize aktardılar. Bu konuya kayıtsız kalmak istemedim. Şimdi soru şu: Kütahya’da Cumhur İttifakı var mı, yok mu? Bu durumu enine boyuna bir değerlendirelim diyorum.

Yerel seçim öncesinde fısıltı gazetesinde AK Parti ve MHP’nin ortak aday çıkaracağını bile duymuştuk. En son AK Parti İl Başkanı Önsay: “İttifak olmayacak” dedi ve bu konuya noktayı koydu. Ve sonrasında iki parti de seçimlere kendi adaylarıyla girdiler. Sonrasında beklenen yorumlar geldi ve birileri mağlubiyeti ortak aday çıkarılmamasına, birileri iki partinin adaylarının aralarındaki söz düellosuna bağladı. Hatta seçim kaybedildikten sonra bu durumdan ders çıkaracaklarını ve bir sonraki seçimde iki partinin ortak aday çıkarabileceğini bile söyleyenler oldu.

Bu noktada biraz daha geriye gider isek, Alim Başkan döneminde ilimize yapılan ve bakanlık takibindeki yatırımlarda ortaya çıktı kavgalar. Örneğin Millet Bahçesi inşaatı devam ederken, bir Alim Hoca gitti şantiyeye, bir de Mustafa Başkan gitti. Yine Vefa’daki kentsel dönüşüm konutlarında da aynı durumu gördük. Özetlemek gerekirse, birisi ben yaptırıyorum diyordu, diğeri yapılan yer benim diyordu. Şehir Hastanesi ile ilgili inşaat sürecini de buna ekleyebiliriz. Değer verdiğimiz Ankara’dan bir bürokratımız yazmış: “Kütahya’da Cumhur yok mu?” diye. Dedim ki, ben göremedim. Fotoğraflarda var ama gerçekte göremiyoruz diye cevap verdim. Yatırımlardaki kavganın sonuncusu ise İnköy’deki sanayi sitesinde çıktı. Önsay Başkan, dükkan satın alan esnafları TOKİ yetkilisi ile bilgilendirme toplantısında buluşturunca, kızılca kıyamet koptu. İl Başkanına ve Vekile verilen tepkiler, sinkaflı ifadeler hiç etik değildi bana göre. Esnaflar haklı belki ama önce oturup konuşmayı öğrenmemiz gerekmiyor mu?

Burasının Kütahya olduğunu unutmamak gerekiyor önce. Hepimiz Kütahya için mücadele ediyoruz. Başkasının üzerine basarak yapılan işlerin pek hayır getirmeyeceğini düşünüyorum. Şimdi dönelim tekrar konumuza…

Yerel seçim öncesi yapılan yatırım benim kavgaları iyi olmadı. Her iki parti de ister istemez uzaklaştı birbirinden. Bir araya gelindiğinde veya ortak programlarda herkes fotoğraflarda gülümseyerek poz verdi. Bu noktada bir tek CHP vekili Ali Fazıl Kasap’ı takdir ediyorum. Mutlu değilse yüzü asık, mutluysa yüzünde güller açıyor. Ama diğerlerinde durum böyle değil. Daha doğrusu birçok insan görselde kendini iyi gösteriyor. Özellikle sosyal medya bu noktada hepimizi çok aldatıyor.

İki parti uzaklaşınca kendi içlerinde de bölünmelere şahitlik ettim. Örnek vermek gerekirse, bir parti taraftarı birinin müdürlükte gözü varsa, çapraz yapıp önce diğer partiye gitti ve ortalığı karıştırdı. Sonra kendi partisine gitti, diğer parti şu ismi müdürlüğe getirmek için uğraşıyormuş dedi. Tabi bu durumda gaza gelenler olmadı mı? Oldu. Çıkan kavgada biri kazandı, biri kaybetti ama asıl kazanan bu iki partiyi uzaktan izleyen taraf oldu. Kütahya için ortak menfaatlerde kavgasız, tek yumruk olmayı maalesef başaramadılar.

Kızıyorum çoğu zaman, kendimizi başka illerde yaşayan insanlara anlatırken bile, hala Yeşil Camii imamı için merhum başvekil Adnan Menderes’e talebimizi anlatıyoruz. Bu örneği hiç mi hiç sevmiyorum. Kendimizi anlatırken daha güzel örnekler vermeliyiz.

MHP’ye bakıyorum, üzülüyorum. İçlerinde gerçekten değer verdiğimi insanlar var. Yerel seçimde merkezi kaybetseler bile ilçelerde başarı sağladılar. Ama bu defa kendi içlerindeki sorunlar, elde edilen zaferi buruk bir hale getirdi. İlçeyi veya beldeyi kazanan MHP’li başkanlar gerçekten çok zor durumdalar bana göre. Bir etkinlikte teşkilatı çağırsa, vekil gelmeyecek, vekili çağırsa teşkilat gelmeyecek! Bir evdeki üvey evlat gibiler! Ne anneye, ne de babaya yaranabiliyorlar. Tabi onların işi hizmet etmek, hizmet getirmek. Nereden gelecekse oraya bakacak ilçesi veya beldesi için ama olmuyor işte. Bir şeyler eksik kalıyor.

30 yılı aşkın bir süredir bu mesleği icra etmeye çalışan biri olarak MHP’nin çok eskilerini de tanıyorum. Onlarla konuşuyoruz. Susuyorlar. Boğazları düğümleniyor. Birşeyler söyleyecekler ama hemen akıllarına lider-doktirin-teşkilat üçlüsü geliyor.

Belediye Meclis üyeleri de bana göre çok zor durumdalar. Kütahya’ya hizmet için bir yola çıktılar. Alim Başkan kaybedince onlar da buruk kaldılar. Meclis toplantılarında, grup toplantılarında yüzlerine bakıyorum, hep bir burukluk var. Belki yanlış düşünüyorum ama birilerinin MHP’deki bu dağınık saçları taraması gekeriyor.

Şimdi bir de madalyonun diğer tarafına bakalım isterseniz. AK Parti İl Başkanı Önsay, belli ki bunalmış, birikmiş, birikmiş ve Gediz’de patlamış. Kastettiği kişiyi herkes tahmin etmiştir. Bu defa daha net yaklaşıyor durumlara. Kendisinin yüzüne de söyledim. Siyasi karneniz zayıf ama hizmet karneniz iyi diye. Şimdi bu cümle insanlarda tartışmalara neden olmasın. Yapılsın veya yapılmasın bir şeyler için uğraşılması, koşturulması anlamında bakın lütfen olaya. Bakanlık nezdinde ilimize yapılan bir yatırımın çimentosu da, harcı da, bekçisi de, ustası benim diyor Önsay Başkan. Yerel seçim öncesinde kısmen ama şimdi Millet Bahçesi, kentsel dönüşüm konutları, Sanayi dükkanları, Şehir Hastanesi (hatta şimdi aklıma geldi Zafertepe akıllı kavşak ta bu konuya dahil) yapılan bakanlık yatırımlarını sahipleniyor, takip ediyor ve çilesini çekiyorsak, meyvesini de biz yemeliyiz diyor. Meydanı boş bırakmıyor anlayacağınız.

Bu yazının eminim devamı gelecek gibi görünüyor. Ben burada başımızdan geçen kısa bir anıyla bitirmek istiyorum. Sonra uzun olunca çok uzun olmuş diye tepkiler alıyoruz.

Gazeteci büyüklerimden Tahsin Dolavcı ve Mehmet Hatipoğlu birlikte otururken, ilçelerden tanıdığımız bir köy muhtarı çıktı geldi. Köyünde 2-3 km bir yol var. Çok kaliteli olmasa da bu yola asfalt atılmasını istiyor. Gazeteci büyüklerim dedi ki: “Sen kuzuyu çevir, biz Valiyi sizin köye getirelim. Orada işi çözeriz belki” Hep birlikte güldük. Aradan belli bir zaman geçti ve beni muhtar aradı: “Kuzu hazır, ne zaman geleceksiniz?” Şaşırdım ama hemen büyüklerimi aradım. Kısa keselim, Vali Beyi kuzu çevirme yemeye davet ettik. İsmini vermeyeyim ama yemek yemeyi seven birisiydi. Gittik köye, yemeği yedik. Vali Bey dedi ki:”Muhtarım, bir talebiniz var mı?” Ağanın eli tutulur mu? Muhtar da yol talebini anlatıverdi. Vali Bey, hay hay dedi ve hemen yanında o zaman Köy Hizmetleri idi ismi, müdür belirdi. Hemen bu yolun programa alınacağını ve kısa sürede yapılacağını söyledi.

Aradan iki ay geçmiş. Köyün yoluna bir kazma dahi vurulmamış. Muhtar tekrar çıktı geldi:”Sizin gazeteciliğiniz bu kadarmış!” Biz de o gazla soluğu Vali Bey’in yanında aldık. Durumu soracaktık ama daha sormadan gazeteci ağabeylerimden birisi bir solukta konuyu özetleyiverdi: “Sayın Valim, ya siz bunlara sözünüzü dinletemiyorsunuz, ya da bunlar sizin talimatınızı dikkate almıyor!” ortam buz gibi olmuştu. Sonrası bizde kalsın ama sonuçta köyün yoluna 2-3 gün sonra asfalt atıldı. İşte bahsettiğimiz kavgada da böyle bir yaklaşım ve böyle bir idare gerekiyor. Birilerinin canı yanacak, birileri kızacak ama kavgayı bitirecek hamleyi birileri yapacak. Yoksa bu Cumhur kavgası uzadıkça uzar gider. Gönlünüzden geçen ne ise aklınızla uyum içinde olsun. Kalın sağlıcakla…

Yazarın Diğer Yazıları
MOBİL REKLAM ALANI
Yorumlar
  1. Mehmet Güneri dedi ki:

    Bence Kütahyamın ve Kütahyalımın durumunu en güzel ve objektif bir şekilde ortaya koyan bir Hasan Okçu kardeşimiz var. Yazdıklarını herkesin dikkatle okuması ve başlarını ellerinin arasına alıp uzun uzun düşünmelerini önemle tavsiye ederim. Doğru bildiğin yolda devam kardeşim. Başarılar. Sevgiler.

  2. Salih Sebahattin Ener dedi ki:

    Kalemine yüreğine sağlık vatandaşın düşüncelerine tercüman olmuşsun.Teşekkürler