DOLAR
47,7189
EURO
55,2097
ALTIN
6.680,93
BIST
13.795,57
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kütahya
Az Bulutlu
31°C
Kütahya
31°C
Az Bulutlu
Salı Az Bulutlu
31°C
Çarşamba Az Bulutlu
31°C
Perşembe Az Bulutlu
29°C
Cuma Az Bulutlu
26°C

Gazi Emet İçin Hiçbir Zaman Sonumu Düşünmeden Hareket Ettim

Gönül Belediyeciliği sloganıyla yolan çıkan ve altyapı, tanıtım, sosyal ve kültürel projelerde son yıllarda öne çıkan Gazi Emet Belediyesi’nin başarılı Belediye Başkanı Hüseyin Doğan ile ilçenin 101.kuruluş yıldönümünde bir araya geldi.

12.09.2023 14:00 | Son Güncellenme: 12.09.2023 15:39
16
A+
A-
Gazi Emet İçin Hiçbir Zaman Sonunu Düşünmeden Hareket Ettim

Gönül Belediyeciliği sloganıyla yolan çıkan ve altyapı, tanıtım, sosyal ve kültürel projelerde son yıllarda öne çıkan Gazi Emet Belediyesi’nin başarılı Belediye Başkanı Hüseyin Doğan ile ilçenin 101.kuruluş yıldönümünde bir araya geldi. Başkan Doğan’a, göreve geldiği günden bugüne kadar neler yaptığını, neleri farklı yaptığını, neler yapacağını ve buna benzer birçok konuda sorular sorduk. Başkan Doğan, tüm soruları içtenlikle yanıtlarken, aralara başka konular da girdi ama sonuç itibriyle keyifli bir röportaj olduğunu düşünüyoruz. İşte sorularımız ve işte Gazi Emet’in başarılı başkanı Hüseyin Doğan’ın samimi cevapları:

YİRMİ SENELİK YÜKÜN ALTINA GİRDİK

GÜNDEM: Nasıl bir belediyecilik anlayışı içinde çalıştınız?

HÜSEYİN DOĞAN: Göreve geldiğimiz günden beri halkımızın refah seviyesini arttırmak, ilçemizin tanınan veya tanınmayan yönlerine önem vererek bunları tüm Türkiye’de ve dünyada tanıtmaya yönelik bir anlayışı kapsadık. İlçemiz tarihte önemli bir yere sahip olan, bugün de kurtuluşunu kutladığımız bir ilçe. Bizim belediyecilik anlayışımızda geldiğimiz günden itibaren bu dönemki şiarımız gönül belediyeciliğiydi. Biz 20 senelik yükün tüm hizmet alanlarına dokunmaya çalıştık. Eksik kalan belediyecilik anlayışını geri getirmeye çalıştık. Çünkü bu dönemki bizim belediyeciliğimiz gönül belediyeciliği olacaktı. Biz altyapı belediyeciliğinin ilçemizde eksik olduğunu gördük. Bunun yanında hizmet belediyeciliğinin ve marka şehirler belediyeciliğinin eksik olduğunu gördük. Bunların hepsini tamamlamak için bir 4.5 yıllık bir dönemi bu anlayışla geçirdik. Ve çoğunu da tamamlayabildiğimizi düşünüyorum.

EMET’E 70 BİN KİŞİ GİRİŞ YAPTI

GÜNDEM: Sizin döneminizde Gazi Emet’e hangi ilklerle tanıştı?

HÜSEYİN DOĞAN: Şimdi ben yaptığımız birçok şeyin ilk olduğunu düşünüyorum. Bunlardan ilki geldiğimiz gibi Emet’in en köklü problemi olan altyapı projesine kökten bir giriş yaptık. Emet’in geçmiş 50 senesinde böyle bir çalışma yok. Bunun yanında Emet’te coğrafi işaretle belirlenmiş ürünlerin hiçbiri yoktu. Ama bunlara değer ürünler vardı. Bunlar geç kalınmıştı. Biz bunları hayata geçirdik. Emet Kebabı, Emet ekmeği ve Emet pidesi. Bunların dışında çalışması devam eden başka ürünlerimizde yolda. Onlar da sürpriz olsun. Emet’e ilk getirdiğimiz ilklerden birisi de kadın konuk evi açtık. Eski Sağlık Meslek Binası olarak bildiğimiz Kaynarca Mahallesi’nde atıl bir şekilde duran binayı restore ederek kadın konuk evi haline getirdik. Altınıda gençlerimiz için fitness ve spor salonu olarak dizayn ettik. Haftanın belirli günlerinde bayanlarımız burada, günlerini ve diğer etkinliklerini yapabiliyorlar. Bir de bunun farklı bir yönü, salı ve cuma günleri ilçemize köylerden ve yakın mahallelerden ablalarımız oluyor. Saatlerce kış aylarında soğukta beklemek zorunda kalıyor ve köylerine gidecek aracın hareket saatini bekliyordu. O ablalarımız da rahatça, abdest alıp, namaz kalabileceği, ücretsiz çay içebileceği bir alan oluşturmuş olduk. Bunlardan birisi Kaynarca Mahallesi’nde, birisi de Hükümet binasının yanında bulunuyor. EMFEST gibi köklü tanıtım organizasyonunu bir altyapı projesi kadar değerli buluyorum. Kültür ve etkileşim, geçmlişteki tarihi anlatmak ve bunu 9 gün sürdürmekle Emet’e 70 bin kişinin giriş yaptığını tespit ettik.

TÜRKMEN OBASI KURUYORUZ

Keçi belediyeden, süt köylüden, peynir kooperatiften projesi hem üretim, hem istihdam, hem markalaşma adı altında çok bir ayağı olan çok önemli bir proje. Burada faiz, kredi vesaire olmadan çiftçilerimize sunmuş olduğumuz imkanla onların ürettiği hayvanlardan da tekrar başka üreticilere vermek maksadıyla çığ gibi büyüyecek bir projeydi. İlçemizde yine ilk olarak büyük bir yaşam parkı millet bahçesi oluşturduk. Bunu kendi finansımızın yanında Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin ve Çevre Şehircilik Bakanlığı’ndan aldığımız desteklerle ilçemizde 5500 metrekarelik büyük bir park yaptık. Bunun yanında seracılık çalışması yaptık ilçemizde. Hani çok büyük değil ama bizim ilçemiz için önemli. Tarihteki 16 Türk devletini ve mevcut 7 bağımsız Türk devletimizi simgeleyen bir Türkmen obası kuruyoruz. 60 bin m2’lik büyük bir mesire alanı oluştu. Buna Emet’in ikinci millet bahçesi diyebiliriz. Ve ismini de şehit lider Muhsin Yazıcıoğlu’nun ismini verdik ve ismi de yakıştı diye düşünüyorum. Bunun yanında Hisarcık ilçemizle birlikte orta ölçekli sanayi alanı kurduk. Şu an inşaat yaklaşık %20 seviyelerinde ilerledi. Kahve köşelerinde konuşulan bir konu artık gerçeğe dönüşüyor. Emet Hanı’nı kamulaştırarak restore edilmesi için Özel İdare’ye devrettik.

EMET’E TOPYEKUN OLARAK BAKIYORUZ

GÜNDEM: Başkanım, yapılan bu projeler sonrasında Gazi Emet’te işsizlik sona erdi diyebilir miyiz? Bir de köylere de el uzatıyorsunuz, bu durumu nasıl değerlendirirsiniz?

HÜSEYİN DOĞAN: Şimdi işsizlik nasıl bir tanıma sahiptir, önce onu sormak lazım. Acaba iş var da beğenmiyorlar mı? Ya da iş yok, herkes borçla mı geziyor? Bugün bunun sorusunu bence köylere gidip balya çeken vatandaşlara sormak lazım. Çünkü işçi yok piyasada. Emet’i çok seviyorum ve önceden veteriner hekimlik yaptığım için geniş bir alanda çalışıyordum. Köy muhtarları da bizi samimi bularak yanımıza geliyor ve destek istiyorlar. Biz de görev alanımızda olmasa da herkese elimizi uzatmaya çalışıyoruz. Biz köylerimizi hiç ayırmadan bütün köyleri elimizden geldiğince belediye imkanlarından faydalandırmaya çalıştık. Bu kilit parke taşı, çöp tenekesi gibi birçok hizmeti biz onlara sunmaya çalıştık. Köy muhtarlarımızla da hep yani bir koordine halinde çalışmaya çalıştık. Bu Emet’i topyekun olarak kabul ederek köyüyle, kentiyle birlikte hep birlikte düşünmektir.

HER ZAMAN İSTİŞAREYİ SEÇTİM

GÜNDEM: Emet’te bugüne kadar görev yapmış diğer Belediye Başkanlarınız farkınız nedir?

HÜSEYİN DOĞAN: Şimdi her başkanımız kendi dönemi içinde elinde bulunduğu imkan ve fırsatları değerlendirmeye çalışmıştır. Ve buna mukabil de hizmetler yapmıştır. Ben hepsine yapmış olduğu hizmetlerden dolayı teşekkür ediyorum. Her yiğidin bir yoğurt yiyişi var, farklıdır derler ya. Her insanın yaşamı da farklıdır. Ben genel manada aslında istişareyi seçtim. Tüm başkanlarımızla ilk göreve geldiğim günden itibaren hepsiyle istişare ettim. En önemli farkımdan birinin istişare olduğunu söyleyebilirim. Belki bu böyle görülmemiş olabilir. Bir de sonunu düşünen kahraman olamaz derler ya biz en büyük fark da bende sonumu hiç düşünmedim. Yani siyasi manada bu seçimi baz alarak bir hareket yapmadım. Üreten bir belediye olmaya yönelmeyi düşündüm. Köyüyle, kentiyle topyekun hareket etmeyi, ilçenin değerlerinin bir termal kaynağına olan değerimiz var. Bunun yanında coğrafi işaretlerle de çerçevelenmesi gereken ve buraya gelen misafir geldiğinde oyalanacağı alanların oluşturulmasıyla alakalı da bir alan oluşturmak için bir çabamız oldu.

TANITIM İÇİN ÇOK ŞEY YAPTIK

GÜNDEM: Sayın Başkanım, ilçenin tanıtımı, sanatı, kültürü, sporu ve vatandaşların eğitim, sağlık, sosyal ihtiyaçları noktasında neler yaptınız?

HÜSEYİN DOĞAN: Hep geldiğim günden itibaren Emet’i her yerde ön plana çıkarmaya çalıştım. Hatta bütün platformlarda gazilik ünvanını savunduk. Gaziemet kelimesini en çok kullanan belediye başkanı olduğunu düşünüyorum. Bundan da gurur duyuyorum. Bu unvanın tanıtılması ve gerçekten gazilik ünvanının Emet’e verilmesi gerektiğini düşünüyorum.Tanıtılmasının önemli olduğu kadar bizim bunu almamız daha çok önemli. Ondan sonra kültür olarak da hep geçmişe yönelik şeyleri kültür miraslarımızda yönetmeye ve bunları halkımızın halkımıza da tanıtmaya ihtiyacımız var. Örneğin İçtaş Kanyonundaki Eğrigöz Kalesi’nde kont drakulanmın hapsi, yaşanmışlığı mı hapsi mi derse, bu da bir muallaklık var. Burada yaşandığı söyleniyor. Bununla alakalı bir film çalışmamız var. Sanat manasına geldiğimizde Emet’teki ahşap Kütahya’daki ahşap oymacı sanatçıların %80’inin Emet’li olduğunu iddia ediyorum. Dünya çocuk kitapları yazarımız ve hemşehrimiz Gülten Dayıoğlu’nun 60.snat yılını özel bir programla kutladık. EMFEST, Üç Eylül Kurtuluş günü etkinliklerine katılan tüm sanatçılar kültür elçisi gibi görev yapıyorlar. TBMM’ndeki tüm üyelere borla birlikte Dr. Fazıl Doğan’ın kitabını tek tek ulaştırdım. İlçemizdeki tüm spor kulüplerini destekledik ve ihtiyaçlarını karşılamaya çalıştık. İlçemizdeki statta yazın bile rüzgar yüzünden futbol oynanamıyordu. Şimde yeni bir stat kurduk. Bunun yanında her mahalleye çok amaçlı sahalar kurduk. Şimdi bir de ata sporuna yöneldik. İki seneden beri planlanan bir yağlı güreş kursu açacağız ve çocuklarımızı kötü alışkanlıklardan uzak tutmak istiyoruz.

HEMŞEHRİLERİMİZİ ARAÇLARIMIZLA GÖTÜRDÜK

Sağlık, eğitim ve sosyal ihtiyaçlarda vatandaşlarımızn her zaman emrinde olduk. Özellikle sağlıkta hiçbir talebi geri çevirmemeye çalıştık. İlçe dışına sağlık nedeniyle tedavi olmaya giden hemşehrilerimizin belediyemizin vasıtalarını kullandık. Hastanemiz D sınıfından C sınıfına yükseldi, doktor kadrolarını full bir şekilde tamamlamaya çalışıyoruz. Yatağa bakımlı olan hastalarımıza ortopedik yatak aldık ve kendilerine ulaştırdık. Eğitime koşulsuz destek verdim. Hocalarımızla, öğretmenlerimizle hep istişare halinde oldum. Okullarımızın ne ihtiyacı varsa bizim imkanlarımızın el verdiği ölçüde her birini karşılamaya gayret ettik. Kaymakamlık, taşıyıcılar kooperatifi ve Eti Maden bileşkesinde öğrencilerimize güzel imkanlar sunduk. Ve bugün üniversite kazanma oranını arttırdık ilçemizde. Her sene kat kat üstüne eklendi.

İYİ GEÇİNMENİN SIRRI NEDİR?

GÜNDEM: İlçesinde dev bir yatırımı barındıran bir ilçenin belediye başkanısınız. Normalde böyle dev firmalar, belediyelerle sürekli bir tartışma, bir kavga içerisindedir. Ama biz sizi tam tersi, abi kardeş gibi, iki arkadaş gibi görüyoruz. Bu işin sırrı nedir?

HÜSEYİN DOĞAN: Şimdi belki farkımız burada ortaya çıkacak. Hayatım boyunca hep işin uzlaşmacı yönünü izledim. Sadece başkanlık dönemimizde değil hiçbir zaman kavga metodunu seçmedim. Çünkü kavganın kazananı yoktur. İkisi de kaybeder. Eti Maden Türkiye’mizin, Emet’imizin gözdesidir. Hatta dünyanın da gözünün üstünde olduğu bir yer. Biz bu minvalde Genel Müdürümüz Serkan Keleşer beyefendiyle 2017’de tanışıklığımız oldu. Bizlere destekleri çok oldu. Gençlik merkezi Emetimize kazandırıldı. Öğrencilere verilen destekler, burslar, imkanlar oldu. Bu bursları Genel Müdürümüz kendi imkanlarıyla temin etti. Staj anlamında da bizlere çok fayda sağladılar. Altyapıda ön ödemeli su almaları da hem bizim projemize destek oldu. Hiçbir zaman kavga etmeden istişareyi tercih ettim. Ama bu daha da faydalanmak ister misiniz diye sorarsanız, bu eleştiri ya da açgözlülük olmasın. Daha fazlasının olmasını isteriz. Çünkü maden paylarının yükselmesi gerekiyor bizim gibi ilçelerde.

SANİYEDE 50 LİTRE KAÇAK VARDI!

GÜNDEM: Değerli Başkanım, ben altyapı diyeyim, siz gerekenleri söylersiniz diye düşünüyorum. Bu konuda soruya gerek duymadım.

HÜSEYİN DOĞAN: Biz bu işi önce halkımıza sorarak başladık. Yaptığımız ankette % 54 oranında halkımız altyapıyı ilk sıraya aldı. Halkımız bize bu emri verince biz hiç sonumuzu düşünmeden işe koyulduk. Bir çok siyasetçiye altyapıyı sordum istişare ettim. Sorduklarımın hepsi dostluklarından dolayı bu işe girme dediler. Ama susuzluk yaşayan, arsenikli suyla baş başa olan, saniyede elli litreye yakın bir kaçağın olduğu bir yerde bu işe girmemek bu görevi hakkıyla yapmış olmak mıdır? Cevabı bizi zorladı. Saniyede elli litre kaçağa yakın bir kaçak çok ciddi bir rakam. Bir Emet gibi daha bir yeri beslerdi. Ya da şöyle mi değerlendirelim? Uzun yıllar yapıp nitelikli bir görev yapamadıktan sonra kısa dönem yapıp nitelikli bir hizmeti ortaya koymak daha önemli diye düşündük. Bunun için girdik biz bu işe. Allah sonunu hayır getirsin. Yüzde yetmişlik bir orandayız şu an. Öyle çok hızlı gidiyoruz.

2,5 SENE HALKA YALVARDIM

2022 Kurban Bayramı’nda tankerle su taşıdık Emet’teki depolara, halkımız susuz kalmasın diye. Tüm iftaiye araçları seferber oldu. Başladığımız altyapılarda biz beş tane büyük ana kaçağı yakaladık. Bunları yakalayınca da şimdi bir su sıkıntımız var, yok değil. Altyapı çalışması olan bölgelerde su sıkıntısı var. Burada da farklı bir öngörü ortaya koyduk. Bence bunun da duyulmasında fayda vardır. Tüm altyapıya girecek belediyelere de bunu tavsiye ederim. Hidrofor depolarınızı taktırın dedim tüm halka. İki buçuk sene halkımıza yalvardım ben. Susuz kalırsanız gecede gündüz de akşam da sabah da bayramda seyranda mezarda mezarlıkta suyunuzu getireceğim dedim. Altyapının kazı işlerini aralık ayı gibi bitiriyoruz. Eylül ayının 15’inde üst yapı çalışmalarımıza başlamayı planlıyoruz. Altyapı deyince derdimiz çok. Ama ben pişman değilim. Altyapıya girdiğim için. Bir insana kendi gayreti ve kaderin çizdiği yolda nasip meselesi vardır. Rabb’im bize Emet ilçesinin altyapı gibi, içme suyu gibi sadakayı cariyesi olan bir hizmeti nasip etmiş. Bu hizmet de bize nasip olmuş. Ben bundan dolayı da Rabbime şükrediyorum. Halkımıza da bize bu görevi teveccüh göstererek verdiği için teşekkür ediyorum. Rabb’im inşallah bize bu hizmeti yüz akıyla yaparak altyapıyı ve diğer hizmetleri yüz yakıyla yaparak görevleri devam ettirmeyi veya devretmeyi yüzakıyla nasip etsin inşallah.

TÜM VATANDAŞA MEKTUP YAZDIM

Altyapıya girmeden önce Ramazan Bayramı öncesinde tüm vatandaşlarımıza bir mektup gönderdim. Dedim ki:Bakın altyapı çalışmalarına gireceğiz. Şunları yapacağız, bunları yapacağız. Şunları bunları edinin. Bu hizmetler olacak. Ama bu hizmetlerin külfetinin beraber yaşanmasıyla birlikte sabrınla, hoşgörünün de mükafatı, refahı olacaktır diye hane hane mektuplar yazdım. Bunlar çok önemli. Halkı bilgilendirmek. Tabii bunu da eskiden emek vermiş emektar ilçe başkanlığımızdan Muhsin Hocam da dedi. Halka haber ver de, topu at dedi. O zaman hiçbir şey olmaz dedi.

JEOTERMAL SONDAJI 2024’TE VURACAĞIZ

Beledeyi tarafından yapılan ankette en çok istenen ikinci konu ise orta ölçekli organize sanayi bölgesinin yapılmasıydı. Bu nada başladık. Bundan sonra termal ve kaplıca yatırımlarına devam edeceğiz. Bunu neden böyle söylüyorsunuz derseniz, hem özel müteşebbislere bunun önünü açacağız. Çünkü kamunun elinde olduğunda bu iş çok fazla gelişmiyor. Çünkü vatandaş 20 seneliğine kirayı alıyor burayı. Yirmi sene kalacağını düşünerek kiracı pozisyonunda hareket ediyor. Ama kendi mülkü olsa evladiyelik diye hareket eder ve çoluğuna çocuğuna kalacağını düşünerek yatırımdan da sakınmaz. Bunları da harekete geçireceğiz. Belediye olarak da yatırımlarımız olacak. Bununla beraber Dünya Bankası’ndan finanse ettiğimiz iki adet jeotermal sondajlarımız var. Ve büyük ihtimalle 2024’ün ortalarında jeotermal sondajlar Emet’te iki noktaya vurulacak. Beş noktada yüksek ihtimalle, on yedi noktada jeotermal su kaynağı belirlendi. Hisarcıkla birlikte bölgesel bir hayvan pazarı kuracağız. Dereli’deki villa apart projemizi  Özel İdareyle birlikte yapacağız.

ÇOK DERİN BİR  PROJE YAPILACAK

Ulaşım konusunda biz gibi ilçelerin ya da her yerin sıkıntısı olan otopark problemi var. Şehir içinde trafik akışında sıkıntılar var. Biz altyapı projesiyle birlikte şehir içindeki ulaşımları da halkın refahını yükseltecek şekle getireceğiz. Mesela kaldırımlarımız dar, yürünmeye müsait değil. Bunların her birini genişletecek şehir içindeki ulaşım projelerimizde Bursa Büyükşehir Belediyesi bizim kardeş belediyemiz, onların ulaşım dairesi bu konuda derin bir proje yapıyor. Onları da birlikte hayata geçirdiğimizde Emet ilçesini termal turizme yakışan ve herkesin ziyaret etmek için ilk plana aldığı yerlerden biri olarak getirmeye çalışacağız.

EMET’E TERMAL PLAJ KURACAĞIZ

Hiçbir zaman gündelik iş yapmadık. Hep işlere kökünden girdik. Böyle hizmetler bizlere nasip oldu. Sadaka-i cariyesi bu işin. Yapılan her işin bir hani sevabı filan var ya. Bu altyapı hizmetinin Sadaka-i cariyesi daha çok. Çünkü su yani. Yani suyun başka bir tarifi yok. İliklerimize kadar Emet ilçesi olarak su problemini yaşadık. Altyapı problemi de hakeza. İki, üç mahallede altyapının olmadığını  Emetliler bilmez belki de. Biz biliyoruz. Biz de göreve gelince öğrendik. Yani Emet’in büyük mahallerinden Akpınar Mahallesi’nin altyapısı vatandaşın kendi yöntemleriyle önceden döşediği künklerle yapılmış. İlerleyen süreçte atık arıtmamızın da işleri bittikten sonra üç yerden deşarj olan ilçemize Türkmen Obası kurduğumuz bir alanın yanına termal plaj projesini hayata geçireceğiz.

ÇOBAN ATEŞİNDE HAYALLERİMİZ VARDI

GÜNDEM: Seçimlere girdemeden önce neden Belediye Başkanı olmaya karar verdiniz?

HÜSEYİN DOĞAN: Taht işi, baht işidir. Nasipten öte köy yoktur. Hayatım hep mücadele içine geçti. Geçmişte 7-8 sene veteriner hekim olarak ilçeme hizmet ettim. Gittiğimim yollarda hep taşlar vardı ama Rabb’im veteriner hekim olmayı bana nasip etti. Hayatımda hep hizmet odaklı bir çalışma ortamı oldu. Kimseyi üzmedim. Kökenden gelen bir siyasi yatkınlığımız vardı. Dedemiz, babamız bu halka bir şekilde hizmet etmişler. Önce ilçe başkanlığı görevi nasip oldu. Sonra Belediye Başkanlığını düşünmedim ama teklif gelince de çoban ateşinde büyüttüğümüz hayallerimiz için kabul ettim. Siyasetin en icraatçı bir alanı olduğunu düşündüğüm için belediye başkanı olmak istedim. Türkiye’deki tarım ve hayvancılık azalmıyordu ve buna bir bakış açısı oluşturmak gerekiyordu. İcraatçı bir konum olduğu zaman göstererek bunu takdim edersek, ancak o zaman bizim fikirlerimiz değer görür diye düşündüm. Keçi belediyeden, süt köylüden, peynir kooperatiften projesinde esas amacım çiftçinin sigortasının karşılanmasına atıfta bulunmaktır. Çiftçilerin belli oranda bir maaşa sahip olmasına örnek sunmak istedim.

NÜFUS KIRSALDA TUTULMALI

GÜNDEM: Belediyecilik noktasında yapılmayan ama yapılmasını istediğiniz şeyler nelerdir? HÜSEYİN HÜSEYİN DOĞAN: Belediyelerin devletten gelen gelirlere bağımlı olarak yaşaması artık zorlaştı. Çok çok zorlaştı. Hele hele biz gibi köklü yatırımlara giren belediyeler için daha içinden çıkılmaz haller alıyor bu işler. Belediyeler üretime yönelik ve dönük olmalı diye düşünüyorum. Şimdi tarımsal alanda veya hayvancılık alanında biz gibi küçük belediyelerin böyle bir çalışmaları çok yok. Belediyeden kendi döner sermayeleri yani halka hizmet noktasında düşünüldüğünde çok fazla dönmüyor. Bence üretim kaynaklı işlere girilmeli diye düşünüyorum. Tabii bunları kendi alanında, yani ekonomik olarak ayaküstünde durabilecekleri işler olmalı. Şimdi büyük şehirlerde olan organize sanayi yatırımları var. Bizim kırsaldaki nüfusumuz da iş bulabilmek için büyük şehirlere göçüyor. Küçük ilçelerde böyle iş imkanı sağlayabilecek potansiyele sahip alanların belirlenmesi ve ortak geliştirilerek büyükşehirlerdeki yükün kırsala dağıtılması ve bu oranda da nüfusun dengelenmesi adına bence belediyeler burada ellerini taşın altına koymalı. Çünkü şimdi bizim ilçemizden Tavşanlı’ya göç var. Tavşanlı’dan Kütahya’ya göç var. Kütahya’dan Bursa’ya, Eskişehir’e. İstanbul’a. Ama bunun önünü kesmek adına yani yine bunun içinde tabii üretim bazlı oluyor bu iş. Yöreye göre farklı düşünülerek bence nüfusun kırsalda tutulmasına yönelik çalışmaların tüm Türkiye bazında planlanması bence de bu sorunun cevabıdır. Nüfusun yerinde yani kırsalda kalması lazım. Hani yerelden kalkınma diyoruz ya, bunu sözle değil de, icraatla desteklemek lazım.

MOBİL REKLAM ALANI
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.